Ajanlaştırma politikası tekrar gündemde: Şimdi de siyah transport tipi araçlar

  • 09:04 27 Kasım 2018
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - 2017-2018 tarihleri arasında ajanlaştırmaya yönelik 18 başvuru aldıklarını belirten İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, son süreçte özellikle siyah transport tipi araçlarla yurtların önüne giden kişilerin öğrencileri alıp sohbet etmeye çalıştığını söyledi. Bu tür durumlarda derneklerine başvurulmasını isteyen Nuray, “Suç duyurusunda bulunmaktan çekinmesinler” dedi. 
 
Toplumun tüm muhalif kesimlerini hedef alan uygulamalar devam ederken, psikolojik sindirme politikaları da tekrar devrede. Gözaltına alınan birçok üniversite öğrencisi ve siyasi parti çalışanı, kayıt dışı ifadeye zorlanıyor. 
 
Özellikle Ankara yerelinde sık sık kamuoyunun gündemine gelen uygulamaların başında baskı ve tehdit yöntemleriyle ifade alma, mülakat yapma, ajanlaştırma ve kaçırma geliyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2017 yılı raporuna göre, 9 kişi gözaltında kaybedildi, 5’i çocuk 131 kişi polis tarafından tehdit edildi. İHD’nin yine açıklanan bir başka raporunda ise, İstanbul başta olmak üzere Ankara, Diyarbakır ve İzmir’den kendilerine gelen 44 başvuruda, öğrenci, gazeteci ve aktivistlerin yanı sıra ailelerin de gözaltına alınarak ajanlaştırılmaya çalışıldığı yer aldı. 
 
‘Ajanlaştırmaya yönelik 18 başvuru aldık’
 
Son dönemlerde artan bu uygulamaları değerlendiren İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nuray Çevirmen, 2017-2018 tarihleri arasında ajanlaştırmaya yönelik 18 başvuru aldıklarını belirtti. Nuray, “Bunların bazılarında darp meydana geliyor, bazılarında ailelerin üzerinde tehdit edilerek, bazılarında gözaltı sürecinde sohbet adı altında ajanlaştırmaya ve çeşitli bilgi alma konusunda ikna etme uygulamaları var. 2017 yılında bize başvuran bir kişinin şiddetli bir şekilde darp edildiğini öğrendik. Bunun yanında şiddete maruz kalmayan ama ailesi tarafından sıkıntıya sokulan birçok insan var” dedi. 
 
‘Amaç mücadeleden uzaklaştırmak’
 
Son dönemlerde yeniden gündeme gelen ve özellikle öğrenciler üzerinde yapılmak istenen ajanlaştırma politikalarının 90’lı yıllardan bu yana yapıldığını kaydeden Nuray, insanların bu durumdan endişe ettiklerini söyledi. Nuray, son süreçte siyah transport tipi araçlarla öğrencilerin kaldıkları yurtların önlerine giden kişilerin onları alıp sohbet etmeye çalıştığını ifade ederek, “Bu insanlarda tedirginliğe sebep oluyor.  90’lı yıllarda yaşanılan kayıplar yeniden yaşanacak mı diye endişeler meydana geliyor. Bu durum insanları mücadelelerinden ve örgütlülüklerinden uzaklaştırma amacını taşıyor” diye konuştu. 
 
‘Suç duyurusunda bulunmaktan çekinmeyin’
 
Bu tür durumlarda öğrencilerin ve ailelerin hemen derneklerine başvuruda bulunmasını isteyen Nuray, şöyle devam etti: “Bizim kurumlara başvuruda bulunabilirler. Bizler zaten Adalet Bakanlığı’na gerekli yazılar yazıyoruz. Bu durumlarda artış yaşandığını daha önce de belirttik. Ama bu duruma kimsenin sessiz kalmaması gerekiyor.  Sessiz kalınması durumunda zaten kişinin üstüne daha fazla gidebiliyorlar. Bu sürecin değişmesi için ailelerin ve kişilerin bilinçli bir şekilde mücadele etmeleri gerekiyor. Korktuğunuz zaman daha fazla hatalar yapılabiliyor. Suç duyurusunda bulunmaktan insanlar asla çekinmesinler.”