Kadınlar için yeni bir mücadele alanı: Rosa Kadın Derneği

  • 09:03 3 Aralık 2018
  • Okumadan Geçme!
Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - Dünyadaki bir çok kadına ulaşmayı hedefleyen Rosa Kadın Derneği'nin kuruluş sürecini ve amacını anlatan derneğin kurucularından Adalet Kaya, "Kadınların güvenerek başvurabilecekleri bir kuruma ihtiyaçları var. Kadınlar bedenlerine ve kültürlerine yapılacak saldırıları bertaraf etme gücüne sahipler. Bunu örgütlenerek açığa çıkaracağız" diye belirtti.  
 
İlan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) aralarında Kongreya Jinên Azad'ın (KJA) da bulunduğu çok sayıda kadın kurumu kapatıldı ya da işlevsiz hale getirildi. Diyarbakır'da belediyelere kayyım atanması ile beraber Ceren Kadın Derneği, Ekin Ceren Kadın Merkezi, Amida Kadın Danışmanlık Merkezi, Nûjin Kadın Merkezi, Nûjiyan Kadın Merkezi, Meya Kadın Merkezi, Roza Kadın Merkezi, Jînwar Kadın Merkezi, Zozan Eren Kadın Merkezi, Hani Kadın Merkezi ve SELİS'in çalışmaları durduruldu. Bununla beraber, birçok kentte olduğu gibi Diyarbakır'da da kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarında ciddi oranda artış yaşandı. 
 
Kadına yönelik şiddet ile çocuk istismarının önüne geçmek ve kadınların birlikteliğini sağlamak amacıyla Rosa Kadın Derneği'nin açılacağı duyuruldu. Derneğin kurucuları arasında yer alan Adalet Kaya, derneğin kuruluş amacını ve sürecini anlattı. 
 
'Birçok kadın kurumu kapatıldı'
 
Türkiye'de toplum nezdinde bakıldığında ciddi anlamda artan bir şiddetin söz konusu olduğunu söyleyen Adalet, "Hem AKP iktidarının yarattığı bir şiddet var hem de OHAL politikalarının yaratmış olduğu bir şiddet var. Bu iktidarın bu politikaları bir takım araçlarla meşrulaştırmaya çalışması, bu toplumda inanılmaz bir şiddet eğilimi ortaya çıkardı. Birçok belediyeye kayyım atandı, birçok kadın kurumu kapatıldı. Bu da kadın mücadelesine ve yerel yönetim başarısına yönelik gerçekleşen saldırılardı. Bu saldırılar kapsamında kapatılan kurumların yokluğu ile birlikte bu şiddet artışı her gün daha çok yayılmaya başladı" dedi.  
 
'Yargı AKP'nin organı gibi'
 
Medyanın şiddetin meşrulaşması yolunda en büyük araç olarak kullanıldığının altını çizen Adalet, şöyle devam etti: "Medyanın şiddeti güzelleştirerek vermesi insanları şiddete meyilli bir hale getiriyor. İktidara yardımcı olan ikinci araç da yargıdır. Yargı yaşanan şiddet olayları ile ilgili hiçbir zaman hakkaniyetli kararlar vermedi. Erkeği korumaya dönük kararlar verilmesinde ciddi bir artış söz konusu. Yargının AKP'nin bir organı gibi çalışması kadınları da adalet arayışında biraz geriye düşürdü. Kadın güvenmediği bir yargı ile adalet arayışına girmek istemiyor. Siyasal şiddetin toplumsal şiddete dönüşmesi her anlamda iktidarın yaratmış olduğu toplumsal gerçekliktir." 
 
'Tecavüz ve şiddette ciddi artış var'
 
Kısa bir süre sonra açılışını yapacakları Rosa Kadın Derneği'ne değinen Adalet, kapatılan kadın derneklerinin ardından toplumda ciddi bir ihtiyaç ortaya çıktığını gördüklerini belirtti. Adalet, "Kadınlar ve aslında toplumun diğer fertleri için de, yani erkekler için de böyle bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Kadının iyileştiği ve güçlendiği bir yerde tüm toplum iyileşir. Bu yüzden toplumun en baskı göreni kadınlar oluyor, çünkü toplum iyileşsin istenilmiyor. Bu nedenle bunun adına siyasal şiddet diyoruz. Şiddet gören, şiddete maruz kalan, cinsel istismara uğrayan bir sürü kadın ve çocuk söz konusu. Ülkede cinsel istismar, tecavüz, şiddet olaylarında ciddi bir artış var" diye ifade etti. 
 
'Kadınların güvenerek gelebilecekleri bir kurum'
 
Bu nedenle toplumun güven duyabileceği sivil bir kurum oluşturmak istediklerini söyleyen Adalet, ihtiyaçtan kaynaklı dernek kurmak fikrinin ortaya çıktığına işaret etti. 7 kadının bir araya gelerek Rosa Kadın Derneği'ni kurduğunu vurgulayan Adalet, "7 kadın arkadaşla beraber kurduk derneğimizi ve bunun için tüm resmi işlerimizi hallettik. Kısa süreli bir tadilat sürecimiz olacak, çok yakın bir tarihte derneğimizin açılışını tüm kadınların katılımı ile gerçekleştireceğiz. Bu derneğin en büyük amacı, toplumda ortaya çıkan kadını öğrenilmiş çaresizlik halinden çıkarmayı başarmak. Şiddete ve cinsel istismara uğramış her kadına ulaşmaya çalışıyoruz. Kadınların güvenerek gelebileceği bir kurumları olsun istiyoruz. Diyarbakır'da şuan bunu yapabilecek bir dernek yok, çünkü var olanların tümü kapatıldı" diye belirtti. 
 
'Toplumun yapısında özsavunma yeteneği var'
 
Adalet, kadınların kültürlerine ve bedenlerine yapılacak saldırıları bertaraf edecek güce sahip olduğunun altını çizerek, "Bunu örgütlenerek, bir arada durarak yapabileceğimize inanıyoruz. Yaptığımız bir araştırmada Diyarbakır'da suça sürüklenen 17 yaş altı çocuklarda ciddi bir artış olduğunu gördüm. Bunun önüne geçmenin yolu örgütlenmektir, demokrasi kültürünü yaygınlaştırmaktır, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesini sağlamaktır. Biz yalnızca kadınlar için değil, çocuklar için de çalışmalar yapacağız. Tabi bu bir zihniyet değişimidir, 1 günde, 10 günde olabilecek bir şey değildir, ama bu toplumun yapısında öz savunma yeteneği de var, direniş kültürü de var. Dönemsel olarak şuan sadece içe çekilmiş bir durumdadır" şeklinde konuştu. 
 
'Dünyadaki tüm kadınlar için çalışma yürüteceğiz'
 
Derneğin çalışmalarında gazeteci, sosyolog, avukatın da yer aldığını belirten Adalet, dernekte her konuda çalışma yapabilecek kadınların bulunduğunu söyledi. 
 
Adalet son olarak, "Beraber bu yola koyulduk. Adı Rosa Kadın Derneği olacak. Biz derneğin isminin evrensel bir isim olmasını ve herkesi içine alabilmesini istedik. Rosa Luxemburg'a gönderme yaparak ismini Rosa olarak belirledik. Ayrıca yalnızca Diyarbakır'da değil, her yerden kadınlarla iletişime geçmek ve çalışma yürütmek istiyoruz. Dünyadaki tüm kadınlar için çalışmalar yürütmeyi planlıyoruz. Şiddet gören, cinsel istismara uğrayan, emek sömürüsüne maruz kalan, sömürülen, ezilen, haklarından faydalanamayan tüm kadınların yanında olacağız" dedi.