Türkiye hak savunucularını korumakla yükümlü: Geriye gidiş sona ermeli

  • 09:12 22 Aralık 2018
  • Güncel
İSTANBUL- Af Örgütü Türkiye Kampanyalar Direktörü Ruhat Sena Akşener, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri gereği Şebnem Fincancı gibi insan hakları savunucularını korumakla yükümlü olduğunu belirterek, “Türkiye'de insan haklarında geriye gidiş yaşanıyor ve bu sona ermeli" dedi.
 
Barış Bildirisi'ne imza attığı için hakkında "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla dava açılan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın yargılandığı davanın karar duruşması, geçtiğimiz günlerde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Yargılama sonucu TİHV Başkanı Şebnem'e 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanyalar ve Savunuculuk Direktörü olan Ruhat Sena Akşener, Türkiye’nin son günlerde hak savunucularına yönelik tutumunu değerlendirdi. 
 
‘Cizre raporu suç teşkil etmiyor’
 
Kararın hak savunucularına yönelik yaklaşımı gözler önüne serdiğini belirten Ruhat, "Şebnem'in dosyasına son anda TİHV'in 2016 tarihli Cizre bodrumunda yaşanan hak ihlallerini içeren 'Cizre Ön İnceleme Raporu' ve bir gazete röportajı suç delili olarak konuldu. Cizre ile ilgili bilimsel bir rapor ceza artırımın gerekçesi haline geldi. Suç teşkil etmiyor ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken belgeler bunlar" dedi.
 
‘Türkiye yükümlülükleri gereği hak savunucularını korumakla yükümlü’
 
Terörle Mücadele Yasası'nın muhalif görüş belirten hak savunucuları ve gazetecileri hedef aldığını ve susturmak için keyfi bir şekilde kullanıldığını kaydeden Ruhat, "İnsan hakları ihlallerini raporlamak suç sayılamaz. Ortada bir suç olmadığı halde böyle bir ceza verilmesi kabul edilemez. Burada hak savunucularının çalışmalarının kısıtlanması, topluma geniş bir biçimde sirayet etmiş durumda. Türkiye yetkilileri uluslararası yükümlülükleri gereği Şebnem Fincancı gibi insan hakları savunucularını korumakla yükümlü" diye belirtti.
 
‘İnsan haklarında geriye gidiş artık sona ermeli’
 
Türkiye'de insan haklarında geriye gidişin yaşandığına dikkat çeken Ruhat, şöyle devam etti: "Bu geriye gidiş artık sona ermeli. Hak savunucuları üzerindeki bu uydurma suçlamalar düşürülmeli ve özgür bırakılmalı. Türkiye'de sivil topluma ve bu tarz hak savunucularına yönelik baskının fazla tanıdık örnekleri olduğunu biliyoruz ancak yetkililer, hak savunucularının işlerini en iyi şekilde yapabileceği ortamları sağlamalıdır."