Ortada katil yok, katiller var: Asıl katiller de bu sistemi yaratanlar

  • 09:01 10 Ocak 2019
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - Akademisyen Ceren Damar'ı katledenin sadece fail Hasan İsmail Hikmet'in değil "oluk oluk kan akıtacağız" tehditlerini cezasız bırakan, liyakatı ortadan kaldıran, bilime, aydına, kadına yönelik düşmanlığı yaratanların da olduğunu vurgulayan Eğitim Sen Kadın Sekreteri Derya Yulcu, "Aslında ortada bir katil yok, katiller var. Asıl katiller bu sistemi yaratanlardır "dedi. 
 
Son dönemde artan şiddet sarmalı ile birlikte kadına yönelik şiddet yaşamın tüm alanlarına sirayet etti. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, hukuk öğrencisi Hasan İsmail Hikmet isimli erkek tarafından 3 Ocak’ta katledildi. Okula silahla girebilen fail Hasan İsmail Hikmet, Ceren'i katlettikten sonra yakalanarak tutuklandı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen)  Kadın Sekreteri Derya Yulcu, Ceren Damar'ın katledilmesi ve eğitim sisteminde var olan şiddete ilişkin konuştu. 
 
'Güvenlik önlemleri bizi korumuyor'
 
Kadına yönelik şiddettin artığını ve bu durumun okullara da sıçradığını vurgulayan Derya, "Resmiyette ne kadar kaldırılmış olsa da Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinden sonra toplumsal olarak şiddetin çok arttığını, toplumsal barışın artık bitme noktasında olduğunu gözlemleyebiliyoruz. İnanılmaz güvenlik önlemleri var ama kadınlar olarak bunu da biliyoruz ki bu güvenlik önemleri bizi korumuyor. Bu güvenlik önlemleri daha çok yurttaşların ve biz kadınların demokratik haklarının kullanmamamız için baskı ve korku aracı olarak kullanılıyor" dedi. 
 
'Fikirleri tehlike gören bir yönetim anlayışı var'
 
Daha önce de akademisyenlere yönelik "oluk oluk kanlarını akıtacağız" diyen mafya Sedat Peker'in sözlerini hatırlatan Derya, akademisyenlere yönelik tehditlerin cezasız kaldığını vurguladı. Bunun da şiddeti ve zorbalığı cesaretlendirdiğinin altını çizen Derya, "Şiddet her yerde hükmünü devam ettiriyor. Bilimi, sanatı ve barışı savunan akademisyenlerin ihraç edildiği ve 'oluk oluk kan akıttıracağız, kanlarında da duş alacağız' sözlerinin ise ifade özgürlüğü sayıldığı bu tür tehditlerin cezasız bırakılması sonucu sadece işimizi değil hayatlarımızı kaybetme tehditlerini çok fazla taşıyoruz. Emeğe, bilime, sanata ve sanatçıya değer vermeyen, fikirleri tehlike gören bir yönetim anlayışı var. Aydın düşmanlığının getirildiği nokta artık bu noktadır" diye konuştu. 
 
'Şiddeti önlemeye yönelik tepkiler susturuluyor'
 
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve katledilmelere karşı bir sessizliğin oluştuğunu kaydeden Derya, eğitim alanlarında artık fikirlerin tartışılmadığını söyledi. Farklılıkların düşman olarak görüldüğünü dile getiren Derya, “AKP'nin olduğu üniversitelerde çok ciddi açıklamalar yapılmadı.  Şiddeti önlemeye yönelik tepkileri susturmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. 
 
'Öğrenci müşteri öğretmen hizmetkar sistemi geldi'
 
Üniversitelerin liyakata göre değil sadakate göre tanzim edildiğini belirten Derya, şöyle dedi: "Bu tamamen bilim insanları güvensizleştiren bir hale geldi. Aslında baktığımız zaman ortada bir katil yok. Katiller var. Bu katillerde aramızda. Liyakatın ortadan kalkması gibi eğitimde bir çürüme meydana geldi. Artık öğrenci müşteri öğretmende müşterinin hizmetkarı olarak bu sistem geldi. Asıl katiler bu sistemi yaratanlardır. Siyaseten yandaş öğrencilerin yaptıkları şiddet olayını görmezden gelen, işlem yapmayan üniversiteye bıçak, sopa sokan ve buna göz yuman atanmışlardır. Artık herkes de biliyor üniversiteler AKP'nin arka bahçesi ve vesayeti altındadır."