Yüzlerce yıllık geleneğin çorbası bu kez ‘direniş’ için kaynadı

  • 09:01 13 Şubat 2018
  • Yaşam

 

Melike Aydın 
 
İZMİR - JES kuyuları açan şirkete karşı başlattıkları nöbet eylemi zaferle sonuçlanan Uzundere halkı, Tahtacı Alevi’lerinin yüzlerce yıllık geleneği olan “Aralık Çorbasını”  bu kez direnişe ithaf etti. 
 
İzmir’in Karabağlar ilçesinin Uzundere Mahallesinde Adem Petrol, Termal, İnşaat, Turizm, Maden, Enerji İthalat İhracat ve Sanayi A.Ş. tarafından mahallenin ortasına iki adet Jeotermal Enerji Santrali (JES) kuyusu açılmak istenmesine karşı nöbete başlayan mahalle sakinlerinin eylemi geçtiğimiz günlerde sonuç verdi.  10 günü aşkın bir süre açılan kuyuların başında nöbet tutan ve iş makinelerinin çalışmasına izin vermeyen halkın direnişi sonucu,  dava sonuçlanana kadar JES Kuyusu için başlatılan sondaj çalışmaları durduruldu. Tahtacı Alevi’lerinin yaşadığı mahallede hem direnişin sonuç verdiğini duyurmak hem de bir geleneği devam ettirmek amacı ile Tahtacı Alevi’lerinin inancında yer alan “Aralık Çorbası” etkinliği düzenlendi. 
 
“Aralık Çorbası” her haneden toplanan kuru bakliyatın pişirilmesi ile yapılıyor. Mahalle meydanında pişirilen çorba, tasını getiren herkese pay ediliyor.  Bu seferki çorbaya direnişin lezzetini de ekleyen mahalle halkı,  “Tek başımıza güçlü değiliz ama bir araya gelirsek güçlüyüz” mesajı veriyor. 
 
‘Dostluğun çorbasını pişirdik’ 
 
48 yıldır Uzundere’de yaşayan Nilgün Bal, “Aslan Petrol, köyümüzde kuyu açmaya kalktı. Buna karşı nöbet eylemi yaptık. Her sene yaptığımız Aralık Çorbasını bu sene birlik ve dayanışma örneği olsun diye pişirdik.  Mücadelemizde tek başımıza olmadığımızı emek ve birliktelikle kazandığımızı herkese göstermek istedik. Birlikteliğin anahtarı dostluğun çorbasını yaptık” diyor. 
 
300 yıllık dayanışma… 
 
Aralık Çorbasının hikâyesi ise bambaşka. 300 senelik bir gelenek olan Aralık Çorbası, Çaputçu Dede isimli bir Alevi Dedesinin yaşadığı olaya dayanıyor. Yüzlerce yıl önce köyde meydana gelen kıtlık olayında halk açlıkla sınanıyor. Çaputçu Dede ise bundan kaynaklı hastalanıyor. Köy halkı evlerden topladığı bakliyatları birleştirerek, dayanışma ruhu ile bir çorba pişiyor. Hem çorbayı içen dede iyileşiyor hem de köy halkına şifa oluyor.