Mardinli koçerler Feraşîn'e hazırlık yapıyor

  • 09:01 26 Şubat 2018
  • Yaşam

 

MARDİN - Mardinli koçerler OHAL engellemelerine rağmen yayla hazırlıklarını sürdürüyor. Koçerler, önümüzdeki haftalarda Feraşîn Yaylası'nın yolunu tutacak.
 
Yaz aylarında Şırnak, Hakkâri ve Van üçgeninde bulunan Feraşîn Yaylası'na Mardinli koçerler, kış aylarını geçirdikleri Bagok Dağı'nda yaylaya gitmek için hazırlıklarını yapıyor. OHAL gerekçesiyle uygulanan yayla yasaklarını tanımayan Koçerler, önümüzdeki haftalarda engellemelere rağmen yeniden yaylanın yolunu tutacak. Bagok'tan yola çıkarak Cizre yolundan Besta'ya oradan da Feraşîn Yaylası'na geçecek olan koçerler, "Özel Güvenlik Bölgesi" adı altında ilan edilen yasaklarını tanımayacaklarının altını çizdi.
 
'Yaylaya çıkamazsak hayvancılık ölür' 
 
Kaldıkları dağ eteğinde hayvanlarını büyüten ve yavrulara bakan Aysel Baykal, "Geçen sene askerler 'yasak var' diyerek bizim yaylaya çıkmamızı engellemek istedi. Ama biz direndik Mardin bölgesindeki bütün koçerler bir araya gelerek yaylanın yolunu tuttuk. Binlerce hayvan ve insanı da askerler tutamadı tabi. Bu sene de öyle yapacağız, özel güvenlik bölgesi ya da yasaklar bizi durduramayacak. Yaylaya çıkamazsak biz de köylere gitmek zorunda kalırız. Bu da bölgedeki hayvancılığı öldürür. Yaylada bütün kış ihtiyaçlarını yapıyoruz. Peynir, yoğurt, et, yün ve daha nice şeyi daha iyi bir havada daha güzel bir şekilde topluyoruz" dedi. 
 
Aysel hazırlıklarını da şöyle anlattı: "Hayvanlarımızı eşyalarımızı hazırlıyoruz. Yol için de gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra çok gecikmeden yola çıkıyoruz. Çünkü yaylaya varmamız haftaları alıyor. Bu sene kış ayı çok sert geçmediği için yaylaya daha erken çıkacağız. Hayvanların daha iyi beslenmesi için iyi havayı yakalamamız gerek. Yavrular biraz daha büyüdükten sonra çadır ve eşyalarımızı toplayıp yola koyulacağız." 
 
'Kadın ve doğa birbirinden kopamaz'
 
Yorucu olsa da koçer olmanın çok güzel olduğunu söyleyen Aysel, "Koçer kadını olmak belki yorucu ama çok güzel bir duygu. Bir yerde kalmıyorsun sürekli hareket halindesin bu da hem seni hem de sağlığını etkiliyor. Kadınların doğayla ilişkisini ben burada daha iyi hissettim. Doğa resmen bizleri kucaklıyor. Bizim doğayla buluşmamız bile engellenmek isteniyor. Kadın ve doğa birbirinden kopamaz. O bizden uzak kaldığında solar biz ondan uzak kaldığımızda hastalanıyoruz. Köylerde kalmak bizi sıkıyor o yüzden kışın bile köylere çok yakın olmayan yerlerde meralarda çadırlarımızı kuruyoruz. Büyüttüğün beslediğin hayvanlar da senin dostun oluyor" diye konuştu.