Konteyner kentte 150 aile dayanışma bekliyor

  • 09:02 9 Mart 2018
  • Yaşam

 

 
 
VAN - Köyünden göç ettirilen, savaştan dolayı toprağını bırakmak zorunda kalan ve yoksullaştırılan insanların kaldığı Seyrantepe Mahallesi'ndeki konteyner kentte yaşam giderek zorlaşıyor. 150'ye yakın ailenin oturduğu konteyner kentte insanla dayanışma çağrısı yapıyor. 
 
Van'ın Seyrantepe Mahallesi'nde kurulan ve 150'ye yakın ailenin yaşadığı konteyner kentte yaşam gün geçtikçe zorlaşıyor. Konteyner kentin önüne çekilen tel örgüler sınır yaratırken, insanlar ötekileştirildiğini düşünüyor. Konteyner kentte köylerinden göç ettirilenler, savaştan kaçanlar ve ekonomik nedenler yüzünden gelenler bulunuyor. En zor durumda olanlar kadınlar ve çocuklar. Çocuklar için bir oyun alanı dahi bulunmuyor. Ekmek pişirilmesi için yapılan iki tandır evi ise odun ve tandırda yakacak olmadığı için kullanılamıyor. 
 
'Köyümüzden çıkardıkları için bunları yaşamak zorunda kaldık' 
 
Köyleri boşaltıldığı için ailesiyle Van'a gelen Zeytun Çetin (26), eşi günlük işlerde çalıştığı için geçinemediklerini söyledi. Kiralık bir evde oturamadıklarını bu nedenle konteyner kente gelmek zorunda kaldıklarını ifade eden Zeytun, 6 yıldır burada yaşıyor.  "Bazen günlerce elektrik gelmiyor, çocuklarımızı battaniyelerin altında tutarak akşamları ısıtmaya çalışıyoruz" diyen Zeytun, kış koşullarında daha zorlandıklarını anlattı. Su yetersizliği nedeniyle de her türlü hastalığa açık bir yer olduğunu ifade eden Zeytun, "Bizi köyümüzden çıkardıkları için bunları yaşamak zorunda kalıyoruz" dedi. 
 
'Kızımın ameliyat parası yok'
 
Ekonomik sıkıntılardan kaynaklı eşi ve çocukları ile birlikte Hakkari'den Van'a taşınan Gül Kaval (36), Van'da kaldığı evin depremde yıkıldığını belirtti. Çocuklarının hasta olduğunu söyleyen Gül, kızı için gerekli olan ameliyat parasını dahi denkleştiremediklerini kaydetti. Gül, "Eşim geçici olarak bulduğu her işte çalışıyor. En küçük çocuğumun ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Çocuklarımın hepsi hasta. Kızımın ameliyat parasını dahi denkleştiremiyoruz. Bu konteynır kentlerde yaşam daha fazla zorlaşıyor.  Deprem olduktan sonra kaldığımız ev yıkıldığı için buraya taşınmak zorunda kaldık. Çocuklarımı daha iyi bir evde bakmak istiyorum.  Burada tamamıyla hayattan koptuk. Kendimizi ötekileştirilmiş hissediyoruz" ifadelerinde bulundu.  
 
'Kimsenin bizden haberi yok'
 
Köyünden zorla çıkarıldıkları için Van'a taşındıklarını söyleye Nesibe Aslan(58) ise köyündeki hayatına özlemini anlattı. Köylerine dönemediklerini de ekleyen Nesibe şöyle devam etti: "Bugün ekmek pişirdik. Tandırda yakacak bir odun dahi bulamıyoruz. Tanıdık biri vardı ona söylediğimiz zaman bize ekmek pişirecek kadar odun verdi. Kışları zor idare ediyoruz.  Elektrikler gidince soğuktan hemen hasta oluyoruz.  İnsanlar suyun temiz olmamasından, alt yapının iyi olmamasından kaynaklı hasta oluyor. Kimsenin bizden haberi yok.  Bin önce sorunlarımız çözülsün."