Erivan Radyosu'nun başında 10 dakika: İçimde küçük bir Kürdistan

  • 09:02 1 Haziran 2018
  • Yaşam

 

URFA - Şex Sait, Leyla Kasım, Erivan Radyosu, Med TV, HADEP, eşbaşkanlık sistemi… Bedriye Kılıç'ın 62 yıllık yaşamında barındırdıkları, katliamlarla kimliksizleştirilmeye çalışılan bir halkın uyanış tarihini özetleniyor adeta. 
 
Sömürgeleştirme politikasının bir parçası olan katliamlarla yüz yüze gelen Kürdistan'da binlerce kadın, Kürt özgürlük hareketiyle kadın ve kimlik mücadelesinde kendini benliğini ve yerini buluyor. 62 yaşındaki Bedriye Kılıç'ın hikayesi Şex Sait isyanına kadar uzanıp bugüne geliyor. Bedriye'nin ailesi isyan döneminde Adıyaman'ın Kahta ilçesinden sürgün edilip Urfa'nın Hilvan ilçesine yerleşiyor. Babasının iki amcası Şex Sait ile birlikte idam ediliyor. Devletin "ezip geçme" politikası nedeniyle ailesi inancını yitiriyor. Babasının Kürt şair Osman Sabri'nin kuzeni olduğunu, ondan okuma yazma öğrendiğini belirten Bedriye, kendisine de okuma yazmayı babasının öğrettiğini anlatıyor. 
 
Annesi ve babası evlenince ailesinin Urfa merkeze yerleştiğini, babasının burada gardiyan olarak çalıştığını anlatan Bedriye hikayesine şöyle devam ediyor: "Urfa'ya yerleştiklerine ben doğuyorum. Babam despot bir yapıya sahipti. Beni çok seviyordu ben de onu çok seviyordum ama despottu eve gelince huzursuzluk çıkarıp bağırıp çağırıyordu. Anneme zulüm ediyordu. Beni istediği kadar sevsin anneme zulüm ettikten sonra ona değer vermedikten sonra ne anlamı kalıyor. Yaşamımız baskı ve zulümle geçti. 
 
'4 yaşında okuma yazmayı öğrendim'
 
4 yaşına okuma yazmayı öğrenince babam bana 'Sen okuma yazma biliyorsun okula gitmene gerek yok' diyerek hiç bana sorma gereği duymadı. Ben daha sonra liseye kadar olan bütün diplomaları dışarıdan aldım. 5 kız kardeştik hiç birimizi okula göndermediler. Birimiz dışında hepimiz okuma yazmayı öğrendik dışarıdan diploma aldık. Çocukken bulduğum her türlü kitabı okuyordum. Babam ağırlıkta dini kitaplar okutmaya çalışıyordu. Ben ise dünya klasiklerini okumayı seviyordum."
 
'Birileri istedi, birileri de verdi'
 
Bedriye, 1974 yılında 17 yaşına geldiğinde dayısının oğlu ile evlendiriliyor. O günleri "Birileri istedi, birileri de verdi" diye anlatan Bedriye, "Evlenmeme birkaç güç kala İsmet İnönü öldü. O zaman hiçbir siyasi görüşüm yoktu. Çok duygusal bir havadaydım. Radyodan İsmet İnönü'nün öldüğünü duydum. Bunu duyunca ben de ağladım. Babam odaya girdi 'sen niye ağlıyorsun' dedi. Beni dövdü 'Ben seni dayının oğluna vermişim. Sen istemiyorsun onun için ağlıyorsun' dedi. Ağlamaya hakkım bile yoktu. Ben o dayağı hiç unutmadım. Bu zulümdü" diyor. 
 
'Erivan Radyosu yüreğimde küçük bir Kürdistan yaratmıştı'
 
Kürt mücadelesini tanımaya başladıklarında babasının hep "Çok tehlikelidir, zalim bir devlet iki amcamı idam etti" diye anlattığını aktaran Bedriye, gözleri dolarak şu cümleleri döküyor: "Babam çok güzel saz ve flüt çalardı. Hep Kürtçe söylerdi. O çaldığında çok etkileniyordum, duygulanıyordum. Bir de Erivan Radyosu'nu dinliyorduk. Erivan Radyosu'nun saati geldiğinde onunla koşardık radyonun başına. Bir sözü hep aklımadır. 'Paş nivro, wexte Tahran'e, denge Îrane, beşa Kurdî' hiç unutmadığım bu sözün ardından Kawis Ağa, Muhammed Ali Cizravi, Meryem Xan ve bir çok dengbejin şarkıları çalmaya başlıyordu. Ben onları dinleyince o kadar duygulanıyordum ki farkında olmadan yüreğimde kalbimde küçük bir Kürdistan oluşmuştu. Erivan Radyosu yüreğimde kalbimde küçük bir kürdistan yaratmıştı ama ulusal bilincin, Kürt bilincinin farkında değildim. Siyasi anlamda hiçbir şey bilmiyordum. O duygu benim dünyamdaydı sadece. Sonra çok şükür Kürt mücadelesini tanıdım. Ölsem de gam yemem!"
 
'Leyla kız ismi de Kasım nedir?'
 
Evlendikten sonra Harran'a giden Bedriye, ilk kez Urfa merkezinin dışına çıkıyor. Eşinin çalıştığı sağlık ocağında bir doktorun çalıştığını ve dünyaya gelen kızının adını Leyla Kasım koyduğunu dile getiren Bedriye, "Suruçlu bir doktordu. Kızının adını Leyla Kasım koydu. Biz de bir şey bilmiyoruz. Diyoruz tamam Leyla kız ismi de Kasım nedir. Kendi kendime uzun süre hep sordum. Ama ona gidip sormayı akıl edemedim. Sonra o doktor hastalandı vefat etti. Ben mücadeleyle birlikte yıllar sonra Leyla Kasım'ın kim olduğunu öğrendim. Diyorum keşke doktor yaşasaydı düşüncelerimi Leyla Kasım'ı onunla konuşsaydım" diye hatırlıyor. 
 
'Babam Kürt mücadelesinin bütün dünyaya nasıl yayıldığını görseydi'
 
Eşinin sosyalist olduğunu bu nedenle mücadele ile tanışabildiğini anlatan Bedriye, "Ben savaş çıksın istemiyordum. İnsanlar ölsün istemiyordum. Eee ben de meseleyi bilmiyorum. Kürtlerin hikayesini bilmiyorum. Bizim bildiğimiz babamdan bildiğimiz kadarıydı. İngilizce, Türkçe, Arapça radyolar var. Niye Kürtçe yok. 10 dakika Erivan Radyosu Kürtçe çalışıyor hepimiz üzerine üşüşüyoruz. Keşke şimdi babam yaşasaydı Kürt mücadelesinin bütün dünyaya nasıl yayıldığını görseydi" diyor. 
 
'Teyzemden utandığımı için kendimi hala af etmiyorum'
 
Sistemin kendi kimliğinden "utanır" hale getirdiklerinden biri olduğunu belirten Bedriye, bir anısını paylaşıyor: "Bir gün teyzem köyden bize gelmişti. Annem 'teyzenle garaja kadar git' dedi onunla gittim. Naile teyzem görünüşüyle tam bir Kürt kadınıydı. Her haliyle Kürt olduğunu gösteriyordu. Çarşıda yürüyoruz ancak yürüdüğümüz sokak çok dardı. Teyzemi bir kenara çekmişim bende bir kenarda yürüyorum. Benle konuştuğunda da utanıyorum. Diyorum arkadaşlarım görürse Kürt olduğumu anlayacaklar. O zaman teyzemden utanmıştım. O günden sonra aklıma her geldiğinde kendimden utanıyorum. Ne zamanki Kürt mücadelesi başladı anladık başımız dik. Kürtlüğümüzle onur duyduk. Kürt kimliğimle gurur duyuyorum."
 
'Med TV açıldığında çok mutlu oldum' 
 
Halı dokumada usta olan Bedriye kadınlara kurslar veriyor, siyasete de aktif olarak katılmaya başlıyor. İlk önce HADEP Bozova il yönetiminde yer alan Bedriye, bir kadının siyasi çalışmalarda yer almasının çok yadırgandığını ayıplandığını, bu nedenle çok zorluklar yaşadığını söylüyor. Mücadeleleri sonucunda Ankara'da yapılan bir kadın kongresine Bozova'da 5 otobüs dolusu kadınla birlikte katıldıklarını anlatan Bedriye, şöyle devam ediyor: "Belediyelerimiz çok olduğunda, vekillerimiz meclise gittiğinde çok etkilenmiş ve duygulanmıştım. Ama ilk Med TV açıldığında tarifsiz bir mutluluk yaşadım. Kanal hangi evde varsa gidip o evde toplanıyorduk. Keşke daha erken bu mücadeleyi tanısaydım evlenmeseydim. Bütün ömrüm bu mücadele ile geçseydi."
 
2014 yılında DBP Bozava yerel yönetimlerde meclis üyesi olan Bedriye, burada belediye eşbaşkan yardımcılığı yapıyor. Kayyım atanmasının ardından belediyeye gitmiyor ancak hala basın açıklamaları eylem ve etkinlerin hepsinde yer alıyor. Umudunu hiç yitirmediğini Kürtlerin haklarını mutlaka alacağını vurgulayan Bedriye, mücadeleden hiç vazgeçmeyeceğinin altını çiziyor.