İmralı’da komployu parçalayan kadın özgürlük diyalogları (4)

  • 09:02 10 Şubat 2018
  • Dosya

 

'En güzel kadın hayatı özgür yaşayan kadındır'
 
Sara Tolhıldan 
 
HABER MERKEZİ - 9 Mart 2014 tarihli görüşmede PKK Lideri Abdullah Öcalan, kök hücre benzetmesiyle, tarihsel olarak kadın gerçekliğinin kendini yaşama ve yaşatma mücadelesinden bahsediyor. PKK Lideri’nin verdiği kök hücre benzetmesi uluslararası komploya ve ağır tecrit koşullarına karşı verdiği mücadelenin de nereden beslendiğinin de bir kanıtı niteliğinde oluyor. 
 
Abdullah Öcalan’ın 19 yıldır devam eden uluslararası komploya karşı verdiği en güçlü cevap kadın özgürlük mücadelesi konusunda geliştirdi tezlerdi. 2013 yılında İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmelerde de en fazla dikkat çektiği konu kadın mücadelesi olmuştur. Abdullah Öcalan tarihi olay ve olguları birer birer gün yüzüne çıkarıp, kendi yorumunu da katarak yeni fikirler öne sürüyor. Ağır tecrit koşullarına karşı bir savunma ve düşünce mekanizması haline gelen bu fikirleri heyetle de paylaşan Abdullah Öcalan, Pervin Buldan'ın yaşamının ünlü Mısır Kraliçesi Nefertiti'yi anımsattığını belirtiyor. Abdullah Öcalan, tarih de bilinen güçlü kadınlardan örnek vererek uluslararası komployu kadınları güçlendirerek parçalıyor. 
 
Nefertiti MÖ. 14 Yüzyıl'da yaşayan, tarihe damgasını vuran Mısır'ın en güçlü kadınlarından biri. Nefertiti Mitani kralının kızıdır. Tadukhepa gerçek adı Tadukhepa oluyor. Güzelliği ve zerafeti yüzünden Nefertiti ismini alıyor. Nefeftiti'nin anlamı ise, "güzelden gelen" anlamına geliyor. Firavun'un ölümünden sonra bir süre ülkeyi yönetiyor. Cesur ve zeki bir kadın Nefertiti. Eski Mısır eserleri içerisinde büstü bulunuyor. Mezarının ise Mısır'da bulunan Krallar Vadisi'nde bulunduğu iddia ediliyor. 
 
17 Ağustos 2013 tarihli görüşmede Abdullah Öcalan'a Selahattin Demirtaş, Reuters'in kendisiyle yaptığı röportajdan bahsediyor. Abdullah Öcalan'ın Mandela'yla kıyaslanmasından bahsediyor. Abdullah Öcalan ise, Pervin Buldan'ın yaşamının Nefertiti'yi anımsattığını belirtiyor. 
 
'Kendime özgü bir özgürlük ve namus anlayışı geliştirdim'
 
Selahattin Demirtaş: "Reuters benimle bir röportaj yaptı. Sizin 'teröristbaşı' sıfatından barış elçisine dönüşmenizin hikayesini yazmak istiyorlar, Mandela'yla kıyaslıyorlar.
 
Abdullah Öcalan: Benim için önemli olan kendi vicdanımın tatminidir, ben buna bakarım. (Pervin'e hitaben) Ben sizin için de aslında ne övmeyi ne de yermeyi düşündüm. İhtiyacınız yok aslında. Ama yine de şahsınıza ilişkin bir şeyler söyleyeceğim. Politika yapmak, çalışmak istiyorsunuz, belli. Çalışıyorsunuz da. Yararlı olacağınızı da düşünüyorum. Her türlü görevde yer alabilirsiniz. Bizim kadın politikamız önemli. Kadına yaklaşımımız önemlidir. Kadınları sever sayarım. Saygı duyarım, değerlidirler. Kadınlara karşı bir prensibimiz var. Sizin yaşantınız bana tarihi olarak Mitanni-Mısır firavunları döneminde yaşayan Nefertiti'yi anımsatıyor. 
O dönem başkent Serekaniye'dir. Nefertiti'nin eşi de öldürülüyor. O da çok güçlü bir kadın. Savaş Buldan da talihsiz bir şekilde vahşice öldürüldü. Dahhak misali Kürtlerin de en akıllı ve cesur insanlarını öldürdüler. Kürt gençlerinin başını (beynini) bu şekilde yediler. Bunu vekalet savaşını durdurmalıyız, zaten buradan yola çıkarak bu tezleri geliştirdim. Bu tarihsel bir diyalektiktir. Ben çocukken anam hep bana "Kurê min bênamus derket" derdi. Çünkü düşman ailenin oğluyla dağda gezdiğimi görmüşler. Hasan Bindal'dı, daha sonra vuruldu. Biliyorsunuz, beni kurtaran odur aslında. Bu şekilde kendime özgü bir özgürlük ve namus anlayışı geliştirdim. 
 
Köy yaşamının geri toplumsal geleneklerinin tüm kurallarını yerle bir eden Abdullah Öcalan, çocukluk arkadaşı Hasan Bindal'la geliştirdiği ilişki biçiminin kurtarıcılığından bahsediyor. Ailesinin tüm dayatmalarına rağmen arkadaşlık ilişkisinde ısrarlıdır. Annesinin kendisine yönelttiği ağır söylemlere rağmen Abdullah Öcalan arkadaşlığını büyütüyor. 
 
15 Eylül 2013 tarihinde gerçekleşen görüşmede, Abdullah Öcalan ve Pervin Buldan arasında geçen diyaloglarda Nefertiti benzetmesi konuşuluyor. 
 
'Siyaseti aşkla yapacaksınız'
 
Abdullah Öcalan: (Pervin'e dönerek) Sabah aklıma geldi, Pervin hanıma ne diyeyim diye biraz düşündüm. Siyasete bir gelin gibi başlayacaksınız. Sabah kalkıp giyinip süslenecek ve o gün günle evleneceksiniz. Yani siyaseti aşkla yapacaksınız. Aslında çok çalışkan ve çok da iyi niyetlisiniz. Benim kadın özgürlük çalışmalarım var. Kadının üzerindeki büyük oyunları da biliyorum. Sizin gibi çok cesur kadınlar var. Basit duygu yalvarıcılığım yok. Kadın Özgürlük Komisyonunu bu yüzden önerdim. Kadın konusu her toplantıda gündeme geliyor. Benim yanımda kadınlar yok, ama kadınlar her toplantıda gündemdir. DÖKH'e de söyleyin. Kadın Komisyonunun kurulması için uğraşacağım. Bu konuda ağırlıklarını hissettiriyorum. Kendinize dikkat edin. Size karşı sadece fiziki yönelim olmaz. Başka yönelimler de olabilir. Bunlara da dikkat edin. Güvenliğinizi almalısınız. Siz ikiniz benimle görüşen iki kişisiniz. Dikkat edeceksiniz. Kendinizi Özgürlük Hareketine adamış insanlarsınız. Özgürlük Hareketi iyidir, ama aynı zamanda fiziki olarak ayakta kalma biçimidir. Sizin diliniz de iyi. Biraz daha politize olabilirsiniz. Dilinizi ve konuşmalarınızı beğeniyorum.
 
Abdullah Öcalan kadınlar için Kadın Özgürlük Komisyonu'nu öneriyor. Abdullah Öcalan yapılan görüşmelerin neticesinde bir müzakere sürecinin başlanması ve pratikleşmesi için demokratik bir çözüm projesi sunuyor. Abdullah Öcalan'ın bu projesinin bir başlığı da Kadın Özgürlük Komisyonu oluyor. Abdullah Öcalan bu komisyonla kadın özgürlük sorununun çözüme kavuşmasını sağlamaya çalışıyor. Ayrıca Abdullah Öcalan kadın çalışmalarının öncülüğü konusunda Pervin Buldan'ın her türlü görevi yapabileceğini söylüyor.
 
Pervin Buldan: Teşekkür ederim Başkanım. Ayrıca geçen görüşmede benim yaşantımı Nefertiti'ye benzetmiştiniz. Nefertiti'nin yaşamını araştırdım.
 
Abdullah Öcalan: (Gülerek) Ha evet, tahmin ettim araştıracağını. Bir an Nefertiti'nin yaşamı geldi aklıma, sizinle bağlantı kurdum. Tek tanrılı dinler döneminde Mitannilerin kralı öldürülüyor. Yerine eşi Nefertiti geçiyor.
 
Pervin Buldan: Çok cesur bir kadın.
 
Abdullah Öcalan: Evet, çok cesur. Eşinin yapamadıklarını yapıyor. Senin eşin de öldü. Ama senin eşin bundan sonra Özgürlük Hareketi olacak. Çok cesur, çalışkan, inançlı ve asil bir kadınsınız. Gelişmeye de açıksınız. Her türlü görevi yapabilirsiniz. Benim kadına bakış açım farklıdır. Ben kadına inci boncuk dağıtamam. Ben kadına cadı olarak da bakamam. Türban takmakla, modaya uymakla da iyi kadın olunmaz. Çalışarak, gelişerek ve özgürleşerek iyi kadın olunur. Geçen bir yerde izledim. Diyarbakır'da bir kadın eşiyle tartışıyor. Kameraya çekmişler. Adam kadını öldüresiye dövüyor. Kadın öleceğini anlayarak kızıyla vedalaşmak istiyor. Adam izin vermiyor ve 21 bıçak darbesiyle öldürüyor. O görüntüye çok üzüldüm.  Kandil'e sen de git, kadınlarla görüş. Besê, Sozdar onlarla görüş. Aktaracakları varsa seninle iletsinler. Ayrıca Kandil'deki kadınlara özel selamımı söyleyin.
 
7 Aralık 2013 tarihinde yapılan görüşmede Pervin Buldan, Abdullah Öcalan'a 'Sonsuzluğun Kızı' adlı romanı getiriyor. Nefertiti'nin yaşamını anlatan bir kitap.
 
'Cesur ve inatçı bir kişiliğiniz var'
 
Pervin Buldan: Bir de size Nefertiti ile ilgili 'Sonsuzluğun Kızı' adlı bir roman getirdim. 
 
Abdullah Öcalan: Ha, evet. Okurum, iyi yapmışsınız. Bunların yanı sıra Sırrı beyin dediği Madam Qüri'nin Hayatı da olabilir. Ve yine Sırrı beyin söylediği Rosa Lüksemburg. Bunun yanında Dersim'in Kayıp Kızları'nı da okuyabilirsin.
 
Pervin Buldan: Başkanım, yalnız Nefertiti'nin sonu hiç iyi değil. Öldürülüyor.
 
Abdullah Öcalan: Kadın adına yapılan tek anıt mezarı ona ait. Tapınağı var.
 
Pervin Buldan: Berlin'de bir müzede büstü var. 
 
Abdullah Öcalan: Evet, yolunuz düşerse gidin görün.  (Yine Pervin'e dönerek) Sizin yaşadığınız ikilem, enteresan olan yüzünüz şudur: Siz bir ikilem yaşıyorsunuz. Aşiret kızı ve bağlılığınız bir gelenektir. Fakat bu soylu gelenek çağdaşlığa uymuyor. Kürt kişiliği özgür anlamında yoktur. Kürt kanununda kadın zaten ölüdür. Erkek de ölüdür. Büyük bir darbe yemişsiniz. Son yirmi yılını çözümlemelisin, bu yeniden doğuştur. Şu anda yarı yoldasınız, kendinizi diriltebilirsiniz. Yanlış anlamayın, benim için Savaş çok soylu bir kişiliktir. Bunu özgürlük ilkesiyle birleştireceksin. Birçok şeyi yıkabilirsin. Cesur ve inatçı bir kişiliğiniz var. Bu önemlidir ve değerlidir. Biz de kadının özgürlüğünü ve kimliğini tanımalıyız.
 
'Kesire benim gerçek öğretmenim oldu'
 
Kesire benim gerçek öğretmenim oldu. Ondan öğrendiğim çok şey oldu. Kandil'de onunla neler yaşadığımı anlatmış olmalılar. Kemal, Hayri, Cemil onlar birkaç şeye şahit oldular. Onun ölüm kararını bile verdiler. Ama ben kadını öldürerek erkekliğimi kazanacağıma inanmadım. Kadın mücadelesine onunla başladım. Erkekler kadınlar konusunda hep zayıftırlar. Kadına, kadın ilişkisine köle olarak baktın mı bitersin. Kendini kitaplarla besleyebilirsin.
 
'En güzel kadın hayatı özgür yaşayan kadındır'
 
Yine 14 Ekim 2013 tarihinde gerçekleşen görüşmede, Abdullah Öcalan Kürt toplumunda yaygın bir yaşam biçimi olan aşiretçiliği ele alıyor. Aşiret kültürünün en temel özelliği olan baskıcı özelliğinin kadın üzerindeki etkilerini değerlendiriyor Abdullah Öcalan. Aynı zamanda Kürt kanunlarından bahsediyor. Kadın bedeni, düşüncesi ve ruhu üzerindeki ölüm ve şiddeti barındıran, çağdışı kanunlardan. Abdullah Öcalan, işte tüm bunların aşılması için aşiret kültürüne alternatif olarak demokratik ulus kimliğini sunuyor. 
 
Abdullah Öcalan: (Pervin'e dönerek tekrar) Kandil'deki kadınlara yine sizin şahsınızda örnekler vererek görüşlerimi ileteyim. Sen mesela kendine teorik olarak yaklaşmalısın. Nefertiti örneğini size vermiştim. Buna bir de Semiramis ve Puduhepa örneğini verebilirim.
 
Pervin Buldan: Puduhepa bir barış elçisidir sanırım.
 
Abdullah Öcalan: Evet doğru, bir barış elçisidir. Siz bir aşiret kültüründen geliyorsunuz. Aşiret kültürü ile evlendiniz. Ama Kürtler açısından artık aşiretçilik bitmiştir. Bundan sonrası önemlidir. Kürtler artık aşiret değil demokratik ulus toplumudur. Ne zamana kadar aşiret geliniydin?
 
Pervin Buldan: Savaş ölene kadar. 
 
Abdullah Öcalan: Erkek öldü mü kadın da ölüyor, öldürülüyor. Kürt toplumu da aşiret toplumundan demokratik ulus toplumuna geçmek durumundadır. Siz paralel devletten intikam alamazsınız. İntikamınızı çalışarak alacaksınız. İnzivaya çekilmek olmaz. Size nasıl çalışmanız gerektiğini daha önce söylemiştim. Hani demiştim ya, bir gelin gibi süslenip günle evleneceksiniz. Eşiniz neden öldürüldü? Özgürlük mücadelesine katkıdan dolayı öldürüldü. Bunları inceleyeceksiniz. Siz eşinize bağlı yaşıyorsunuz, buna saygı duyuyorum. Benim de bir evlilik deneyimim oldu. O öyle bir acayip evlilikti. Aşk var mıydı, yok muydu, bilmiyorum, hala sır gibi saklıdır. On yıl tahammül ettim. Kaçtı. Benim evlilikte yaşadıklarımı Cemil size anlatsın. Bu bana aynı zamanda büyük sabrı öğretti. Kürt kanunlarını işletseydim öldürmem gerekiyordu. Halil Ataç (güya ilk genelkurmay başkanımızdı) "Nasıl tahammül ediyorsun" diyordu. Bizde bir kadın bu yüzden öldürülür. Ben ne kovdum, ne öldürdüm, ne de dövdüm. Varsın benim erkekliğim yıkılsın dedim. Bu beni nereye götürdü? Kadın çözümlemelerine götürdü. 86'nın sonunda Kesire kaçtı, 87'de kadın çözümlemelerini yaptım. En güzel kadın hayatı özgür yaşayan kadındır. Eş yaşam önemli bir meseledir. Beşinci Savunmamda bunlar var. Yaşamı kurtarmayan vatanı ve milleti kurtaramaz. Benim için bir kadının özgürlüğü vatanın özgürlüğünden daha değerlidir. Kadın Meclisi, DÖKH, Parti Meclisindeki ve Kandil'deki kadınlara özel selamlarımı iletin.
 
Abdullah Öcalan hemen hemen görüşmede cezaevlerinde kalan kadınlara isim isim selam ve sevgilerini göndermeyi unutmuyor.
 
Evet, yavaş yavaş bitirebiliriz. Cezaevlerinden, özellikle kadınlardan yoğun mektuplar alıyorum. Batman Cezaevinden toplu resim geldi. Ayla'ya söyle, Batman Cezaevine gidip kadınlara selam söylesin. Nesrin Akgül ile Müzeyyen, soyadını yazmıyor, Dilan kod adı var, bunlar yoğun yazıyorlar. Eylem Kaçar var, Diyarbakırlı, Batman Cezaevinde. Bir de Kasım Birtek'in kızı var, onlara da özel selam söyleyin. Başta Siirt, Gebze ve Şakran Cezaevlerine ve tüm tutsaklara özel selam söyleyin. Siz de diğer cezaevlerine gidip özel selamlarımı söyleyin. 
 
Pervin Buldan'a kök hücre benzetmesi
 
Abdullah Öcalan: (Pervin’e dönerek) Size ilişkin değerlendirmelerimi de yapayım. Daha önce sizin için bir Nefertiti, bir de arkeoloji örneğini vermiştim. Şimdi de bir uçak metaforu yapacağım sizin için. Yirmi yıl önce bir uçak kazası oldu; çakıldı yere, lime lime oldu. Bu dokuz bin yıllık kadınlık gerçeğinin yere çakılmasıdır, beş bin yıl öncesine götürür. Ondan sonra sen ölmemişsin ama zorlanmışsın. Sende bütün hücreler bitti, geride bir kök hücre kaldı. Bu kök hücre kendi kendini yaşattı. Bu konuda seni kutlarım. Şimdi bu kök hücre yaşayacak mı yaşamayacak mı, bu önemlidir. Direnmeniz önemlidir. Bir direnme var ama örgütü yok, felsefesi yok, ancak bizimle buraya buluşmaya kadar gelebilmiş. Bu büyük bir başarıdır. Felsefi bunalımlar, ideolojik bunalımlar, dini bunalımlar, ben bu bunalımlardan geçtim. Sen de bunları başarmalısın. Güçlü bir kadınsın ve bu bizim siyasi çalışmamız kadar önemlidir. Liderlik rolüne soyunabilirsin. Siz çalışkan ve aynı zamanda tutkulusunuz. Siz bütün bu söylediklerimden sağ kalmışsınız. Bu bir tesadüftür, size özgürlük yolu açılmış, bu önemlidir. Bu mirası çağdaşlaştıracaksınız. Yeni aile, yeni nesil yaratacaksınız. Nefertiti örneğini vermiştim. Yanlışsa beni eleştirebilirsiniz.
 
Pervin Buldan: Doğrudur Başkanım, fakat bir şeyi öğrenmek istiyorum. Nefertiti'ye ilişkin bütün kitapları, romanları okudum. Dikkatimi çeken bir şey var. Nefertiti başarılı olduğu kadar çok hırslı bir kadın. Ben çok hırslı biri değilim. Bu bağlantıyı nasıl kuracağız?
 
Abdullah Öcalan: Bu örneği verirken senin yirmi yıl önceki durumunu düşünerek verdim. Yaşadığın olayları aydınlatmak için bir çaban var, bu da aynı anlama geliyor. Nefertiti örneğini bunun için vermiştim. Bu arada 8 Mart'taki konuşmanı izledim, türkü de söylüyorsun, giysileriniz de çok güzel. Tam kadın özgünlüğünde bir çalışmaydı, çok hoşuma gitti. (Gülerek) sesin de güzelmiş. Daha da geliştirebilirsiniz. (Sırrı'ya dönerek) Öyle değil mi?
 
Yarın: PKK Lideri Abdullah Öcalan kadın katliamlarını değerlendiriyor