İmralı’da komployu parçalayan kadın özgürlük diyalogları (6)

  • 09:03 12 Şubat 2018
  • Dosya

 

Kadınlar Abdullah Öcalan'ın perspektifleri ışığında özgürlük arayışını sürdürüyor
 
Sara Tolhıldan 
 
HABER MERKEZİ - Ağır tecrit koşullarına rağmen, “Kadın nasıl özgürleşebilir?”, “Nasıl bir kadınla yaşanılır?” ,"Kadın kölelik kimliğini neden arındırmalı?” sorularına cevap arayan PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın perspektifleri üzerinden 19 yıl geçen uluslararası komploya rağmen kadının arayışına rehber olmaya devam ediyor. 
 
19 yıldır İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, ağır tecrit koşullarına rağmen, “Kadın nasıl özgürleşebilir?”, “Nasıl bir kadınla yaşanılır?” ,"Kadın kölelik kimliğini neden arındırmalı?” sorularının yanıtlarını aramaktan vazgeçmedi.  İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmeler boyunca bu cevapları kadınlara ulaştıran ve bu doğrultuda kadın özgürlük hareketine perspektifler sunan Abdullah Öcalan,  komploya, kurnaz devlet ve erkek aklına en güçlü cevabı da bu perspektifler ile verdi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan, 3 Ocak 2013 tarihinde başlayan görüşmelere 5 Şubat 2015 tarihinden itibaren dahil olan Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Ceylan Bağrıyanık için çeşitli çözümleme ve değerlendirmelerde bulunuyor. Yine kadın hareketinin yaptığı örgütleme değişikliğine ilişkin de önemli perspektifler sunuyor. 
 
Ardından ise 5 Şubat 2015 tarihli görüşmede yeni oluşturulan kadın örgütlemesi KJA için Ceylan Bağrıyanık'tan bilgilendirme istiyor.
 
Abdullah Öcalan: Geçenlerde Avrupa'daki yeğenimden bir mektup aldım. Mektupta ninemden bahsediyor. Ninemin nasıl vali olmamın haberini beklediğini yazmış. Sonra benim bu düzenden koptuğumu öğrenince çok üzülmüş. Anam da bana, "Hassa bezinden dört metrelik bir elbise al" derdi. Ben bütün bunları bir kenara koyarak bu yola çıktım. İsyan ettim. İlkokuldan üniversite son sınıfına kadar tüm hocaların en has öğrencisiydim. Yani hep özeldim. Benim bu konumundan isyan noktasına gelmemi anlamanız lazım.
 
(Ceylan Bağrıyanık'a dönerek) Sizin aktarımınız var mı?
 
Ceylan Bağrıyanık: Öncelikle bütün Kadın Hareketi aktivist ve kadrolarının sizlere saygı ve sevgilerini iletiyorum. Size bağlılıklarını iletiyorlar. Kadın Hareketi olarak son gündemlerimiz DÖKH Konferansı ve Kadın Kongresi çalışmalarıydı. Kadın Konferansımızı gerçekleştirdik. 31 Ocak-1 Şubat'ta ise kadın kongremizi gerçekleştirdik.
 
Abdullah Öcalan: İsim değişikliği yaptınız mı?
 
Ceylan Bağrıyanık: Evet. KJA: Kongreya Jinên Azad.
 
Abdullah Öcalan: Kongreya Jinên Azad mı?
 
Ceylan Bağrıyanık: Evet.
 
Abdullah Öcalan: Türkçesi nedir?
 
Ceylan Bağrıyanık: Özgür Kadın Kongresi. Kısaltılmışı da ÖKK. 
 
Abdullah Öcalan: Resmi bir dernek statüsü gibi olmalı. Legalleşme önemli. ÖKK olsun, DTK olsun, legal olarak çalışmalı. Sanırım dernek statüsündedir. Bu konuda E… Beyin yürüttüğü sivil toplum yasası çalışmasıyla daha da rahatlama olacak. Ben daha önce size Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri örneklerini vermiştim. Öyle olmalı. Dernek bir ektir, yasal çalışma, kanun duygusu önemlidir. Öyle olmayınca polis de o yüzden hedefleştiriyor.
 
'Otuz yıldır en önemli destekçilerim kadın arkadaşlardır'
 
Abdullah Öcalan: ÖKK tüm kadın yapılarının bir toplamıdır. Üstte bir meclis, onun da bir yürütmesi var mı? Bütün altta bulunan tüm kadın örgütlerini kapsamalı. Hepsine özel selamlarımı, başarı dileklerimi iletirsiniz.
 
Ceylan Bağrıyanık: Doğrudur Başkanım. Bir yüz bir kişilik daimi meclisimiz ve yürütmemiz olacak. Bütün kadın yapıları ve alan çalışmaları bu meclis içerisinde, kongre içerisinde yer alıyor.
 
'Kadın katliamlarına karşı sözleşme olmalı'
 
Abdullah Öcalan: Tamam o zaman. Şimdi C…'ye ilişkin bir değerlendirme yapayım. (Müsteşara dönerek) Daha önce de tüm arkadaşlara ilişkin tek tek değerlendirme yapmıştım. Şimdi C… arkadaşa ilişkin de bir değerlendirme yapayım. Otuz yıldır en önemli destekçilerim kadın arkadaşlardır. Benim kadınla diyalogum, sözleşmem önemlidir. Siz kadının toplumsal sözleşmesini geliştireceksiniz. Kadın cinayetlerinden tutalım da kadın sünneti, tecavüz ve benzeri hepsine karşı mücadele veren bir sözleşme olmalı. Derinlikli ele almalısınız. Bana yazılan mektupta benim sevgi noksanlığı vurguma içerleyerek günebakan çiçeği örneği vermişler. Günebakan çiçeğinin sürekli yüzünün güneşe dönük olmasını betimlemişler. Bizim yüzümüz de sana dönüktür mesajını vermişler. Ama bu bana göre çok anlamlı değil. Bitkinin güneşe dönmesi ayrıdır. Biz toplumuz, bizim durumumuz farklıdır. Toplumsal özlemler önemlidir.
 
Abdullah Öcalan: Bekar mısın?
 
Ceylan Bağrıyanık: Evet Başkanım.
 
'Bana göre her evlilik bir intikamdır'
 
Abdullah Öcalan:  (H, S. ve P.'ye dönerek) Sizin de benzer durumunuz var. Ben de bekarım. Kaç yaşıma geldim. Bekarlığı sosyolojik anlamda söylüyorum. Belki gülersiniz, ucube dersiniz, ben hala evliliğe hazır hale gelemedim. Tüm kadınların yaşadığı trajik şeyleri önlemek için bu yolu seçtim. Benim gibi biriyle nasıl sözleşeceksiniz, bunu belirlemeniz gerekir. Çok zor bir konudur. Mustafa Kemal örneği biraz benzerdir. Büyük aşkla Latife ile evlendi. Bir yıl dayanabildi. Yine köşkte Fikriye'nin ölümü Mustafa Kemal'i çok üzmüştü. Ben on yıl dayandım. Bu anlatılamaz ve anlaşılamaz bir durumdur. Tarihte hiçbir erkek kadın üzerinde benim kadar yoğunlaşmadı, ilgilenmedi ve bağ kurmadı. Yüzlercesi kendini yaktı ve buna rağmen bu sorun devam ediyor. Tüm yazarları inceledim. Simone De Beauvouir, Judith Buttler, bunlardan daha fazla yoğunlaştım. Ama hala kadın konusunda oldukça çekingenim. Bu tarihte yoğun derinleştim. En değme Holywood artisti bile benimle yarışamaz. Kadınlar bana çok bağlılar. Dünyada bunun bir örneği daha yoktur. Buna rağmen sorunlar hala var. Bana göre her evlilik bir tecavüz ve intikamdır. Televizyonda Amed'de yaşanan bir mahkeme olayı vardı. Kadın ikinci çocuğuna hamile ve kız olduğu için adam kadını elektrikli işkence ile öldürmüş. Korkunç bir durumdur. Kadın örgütü derin bir sosyoloji, derin bir toplumsal örgütlülük ile bunları çözmelidir.
 
'Tüm müzakere çalışmamızın özü, çiçeği kadın çalışmasıdır'
 
Kadının benden büyük güç aldığını biliyorum ve kendimi de sizin çözüm yoldaşınız olarak tanımlıyorum. Beş bin yıllık erkek egemen kültür tecavüzcü kültürdür. Ben bir platonik aşk unsuru olarak bile ilişkilenmeye hazırım. 9000 yıllık kadın çökmüştür. Diyarbakır Belediyesi önünde çökmüştür. Onu özgür kadın olarak ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Diyarbakır erkeği örneği vardır. Tam bir canavardır. Tüm müzakere çalışmamızın özü, çiçeği kadın çalışmasıdır. Kültürel, sosyolojik bir meseledir. Devletle de benim konuşmam demokratik toplum projesini demokratik devletle buluşturmak üzeredir. Günebakan çiçeği örneğini değerlendirmiştim. Bu beni tatmin etmiyor. Benimle nasıl bir ilişki isteniyor, o önemli. Yaşam tarzı toplumsal yaşam tarzına dönmeli. Bunu daha önce P… arkadaşa da söylemiştim. Aşiretçi feodal yapıyı yenmesini söylemiştim.
 
Pervin Buldan: Başkanım, koskoca aşireti karşıma almış durumdayım. Daha önce bütün özgürlüklerim kısıtlıydı, tek başıma sokağa çıkmama bile izin verilmezdi. Fakat ben bunların hepsini sizin sayenizde aştım.
 
'Cesur olun, gelişin'
 
Abdullah Öcalan: Doğru değil mi? Bu iyi bir gelişmedir. Önemlidir. Hala yolun başlangıcındasın. Benim için nerede olduğun önemli. Kadın konusunda korkunç şeyler oluyor. Beşinci kuma olarak alınan kadınların durumu var. Altmış yaşında adam utanmadan beşinci kızı kuma alıyor. Çıldırıyorum. Ben sizin düşünmediğiniz kadar sizi seviyorum. Ama siz de cesur olun, gelişin, gelişmeye ihtiyacınız var. Akademiniz var. İyi çalışıyorlar, memnunum. Umutluyum. Ben SBF'de iken bir Amedli arkadaş vardı. Bir afete tutuldu. Sonra kanser oldu ve öldü. Böyle kadın tutkusu mu olur? Zordur, ama imkansız değildir.
 
27 Şubat 2015 tarihli görüşmede Abdullah Öcalan, kadınların ilk defa müzakare sürecinde yer almasını kutluyor. Kobanê'de DAİŞ çetelerine karşı savaşta hayatını kaybeden, büyük bir direniş sembolü haline gelen Arîn Mîrkan'ı hatırlatıyor. Daha önce Pervin Buldan için yaptığı belirlemeleri Abdullah Öcalan, bu görüşmede dört şık da toparlıyor. Birincisi; keçika aşir (aşiret kızı), ikincisi: buka sati (sati gelini), üçüncüsü: pireka bêçare (çaresiz kadın), dördüncüsü; jina azad (özgür kadın).   
 
'Özgür yaşamı yeni yaşama Arîn Mîrkan'ların direnişi ruhuyla taşıyacağız' 
 
Abdullah Öcalan: Öncelikle şunu belirteyim: Kadınların ilk defa bir müzakerede bulunmasını kutluyorum. Tarihsel değerdedir.  Özgür yaşamı Kobanê şahsında yeni yaşama Arîn Mîrkan'ların direniş ruhuyla taşıyacağız. Siz bunu daha önce yaptığım değerlendirmelerle hazırlarsınız. Ben belgelerinizi inceledim. Kongre tarzı örgütlenmenizi de kutluyorum. Ama daha yapılacak çok şey var. Evlilikler, genelevler tarihini inceleyin. C… arkadaş, kusura bakma, sana ilişkin değerlendirmem olacaktı. İkinize de ayrı ayrı değerlendirme yapacaktım. (P.'ye dönerek) Sen bir roman yazabilirsin. Edebi yönün var. Senin için dört belirleme yaptım. Bunun üzerine yoğunlaşırsın. Bir, keçika aşir; iki, buka sati; üç, pireka bêçare; dört, jina azad.
 
14 Mart 2015 tarihli görüşmede Abdullah Öcalan Pervin Buldan ve Ceylan Bağrıyanık için önemli kişilik çözümlemeleri yapıyor. Pervin Buldan'ın bu süre zarfında yakaladığı gelişmeyi dile getiriyor. Ceylan Bağrıyanık için Abdullah Öcalan, ceylan ismi üzerinden karekterine ilişkin önemli vurgular yapıyor.
 
'Özgür kadın kimliğini önemsiyorum'
 
Abdullah Öcalan: Çok fazlaymış. Pervin'e söyleyeyim. İlk gün geldiğinde söylemiştim. Annelik edebiyatını kabul etmem. Özgür kadın çizgisini esas alıyorsan devam et demiştim. Sen de kabul ediyorum dedin. Müthiş bir öyküsü var. 16 yaşında mı evlendin?
 
Pervin Buldan: Yok, on sekiz Başkanım.
 
Abdullah Öcalan: On sekiz yaşında gelin olmuş. Aşiret kızı. Aşiret meselesini de anlattım. Sati kültürü Mitanni geleneğidir. O gelenek aşiretlerde kalmış. Sonra vurulma, öldürme orada görülüyor. Sonra Savaş arkadaşımız korkunç bir şekilde şehit ediliyor. Ondan etkileniyor. Geçen görüşmede bu durumla ilgili belirlemelerde bulunmuştum. Pireka Bêçare demiştim. Yani biçare kadın. Sen buraya ilk geldiğinde Pireka Bêçare'ydin. Şu anda Jine Azad'sın. Bana göre azminle, iradenle özgürlük peşindesin. Ben de özgür kadın kimliğini önemsiyorum.
 
Pervin Buldan: Tam da bu aşamadayım Başkanım.
 
Abdullah Öcalan: Güzel. Hak da ediyorsun. Buna da saygı duyuyorum. Hegel'i okumanı önermiştim. Hegel'in felsefesi köle-egemen ilişkisine benim felsefem köle kadın-egemen erkek ilişkisine dayanıyor. Hitabet, kavrama, bunlar mükemmel. Ama tüm bunlar Yalçın karşısında 'külliyen' oldu. Yalçın'ın söylediklerini hak etmiyorsun. Politika büyük bir ustalık istiyor. Her kelimeyi kullanırken kamuoyunu, diğer partileri, hepsini göz önünde bulundurmanız lazım. Ceylan için buraya gelirken önem verdiğim şey, ismi de enteresan. İsminiz takma değil, değil mi?
 
Ceylan Bağrıyanık: Esas ismim, Bağrıyanık soyismimdir.
 
'Erkekler vahşi bir ormanı temsil ediyor'
 
Abdullah Öcalan: İlginçtir. Erkekler vahşi bir ormanı temsil ediyor. Ceylan ürkekliği temsil ediyor. Buradaki duruma uygundur. İlk geldiğinde karakterini dışarıya vurdu. Pervin de ilk geldiğinde devlet yetkililerine bakarak 'devletin bana yaptığı gibi' demişti. Ceylan arkadaş da benzer şekilde ilk geldiğinde devlet yetkililerinin elini sıkmadı. Ben hemen çözdüm. Kadının bu süreçte olmaması büyük bir yetersizlikti, şimdi burada olmaları önemlidir.
 
Kadınlar özgürlük arayışını sürdüyüyor
 
İmralı'da kadın özgürlük diyalogları yazısının Abdullah Öcalan'ın kadın kongresi tanımı; "ÖKK (KJA) tüm kadın yapılarının bir toplamıdır" son dizisiydi. Tarihten günümüze kadın dünyasının çeşitli süreçlerini, yaşanmışlıklarını ve geleceğini Abdullah Öcalan'ın anlatımlarıyla paylaştık. Abdullah Öcalan tüm mücadele yaşamı boyunca kadının özgürlük arayışına ilgi duyuyor, kadınlarla ortak mücadele yürüyor ve gerçekleşmesi gereken birçok perspektifi sunuyor. Kadınlar tarafından Abdullah Öcalan'ın okunup incelenmesi gereken birçok eseri de bulunuyor. Üzerinden 19 yıl geçen uluslararası komploya rağmen Abdullah Öcalan'ın perspektifleri ışığında kendi özgürlük arayışlarını sürdürüyor.
 
BİTTİ