Bir özgürlük dansıydı Viyan, sonsuzluğa akan...

  • 09:07 1 Şubat 2018
  • Portre

 

HABER MERKEZİ - PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik komploya karşı 2006 yılında Haftanin'de bedenini ateşe veren Viyan Soran, "Ben de birçok arkadaş gibi kendimi halka ve acı çeken kadına borçlu görüyorum" diyerek, tüm kadınların acılarını mücadele azmine dönüştürdü. 
 
Kürt kadınların hafızasında özgürlük sevdasıyla derin iz bırakan Viyan Soran’ın bedenini ateşe verişinin ardından 12 yıl geçti. Özgürlük sevdası erken yaşlarda şekillenen Viyan (Leyla Wali Hasan)  Güney Kürdistan'ın büyük aşiretlerinden Caff aşiretinden bir ailenin çocuğu olarak Süleymaniye'de dünyaya geldi. Viyan'ın PKK'ye katılmak istemesi ailesinin büyük tepkiye neden oldu. Kız kardeşi ile birlikte 1997 yılında katılım gösteren Viyan'ı almak için ailesi defalarca girişimde bulundu. Örgüt yetkililerinin, "Biz bilmeyiz kızınızın özgür iradesi, ona sorun gelmek istiyorsa alır gidersiniz" sözleri üzerine Viyan'la görüşen aile, "Asla sizinle gelmem, ben özgürlük tutkumun gerçekleşeceği yere gidiyorum" yanıtını aldı.
 
Viyan, henüz dağlardaki birinci yılında  Özgür Kadın Birliği YJA STAR'ın komutanlık görevini üstlendi. Cins bilincini içselleştiren Viyan, bu konuda ısrarlı ve inatçı duruşuyla her zaman öncü oldu ve adını kadınların direniş tarihine yazdırdı. 
 
Viyan, PKK saflarında yer alırken aynı zamanda cezaevlerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecride karşı 1999'da cezaevlerinde "güneşimizi karartamazsınız" eylemleri de başlamıştı. 2006 yılında PKK liderine dönük yine ağır tecrit koşullarının başladığını duyan Viyan dönemin cezaevlerinde gerçekleşen "güneşimizi karartamazsınız" eylemini dağlara taşıdı ve 2006 yılında Şubat ayının ilk günlerinde Haftanin alanında bedenini ateşe verdi. Son özgürlük dansını ateşe verdiği bedeniyle yaparak gecenin derinliklerini ışıldatan Viyan, böylece ölümsüzler kervanına uğurlandı.
 
Viyan, ailesinin koyduğu ismi ile Leyla, adını Kürt kadınları ve halkının öncü olarak kabul ettiği Leyla Kasım’dan alıyordu. Leyla’nın1974 yılında idam sehpasına yürürken “Benim ölümüm halkımın uyanışı olacak” deyişi gibi Viyan Soran da “Ben de birçok arkadaş gibi kendimi halka ve acı çeken kadına borçlu görüyorum” diyerek ateşe yürüyor. 
 
Şimdi, Güney Kürdistan da doğan her kız çocuğu biraz Leyla, biraz Viyan olarak dünyaya umutla "merhaba" diyor.