Barikatların kızıl Rosa'sı: Vardım, varım, var olacağım

  • 14:38 5 Mart 2018
  • Portre

 

HABER MERKEZİ - Barikatların kızıl Rosa'sı tam 147 yıl önce bugün dünyaya geldi. Zürih, Berlin, Varşova, Londra ve yine Berlin arasında geçen yaşamı boyunca kadın özgürlük ve sosyalizm mücadelesi verdi.   15 Ocak 1919 günü katledilmeden hemen önce kaleme aldığı son yazısında zulmün iktidarına şu sözlerle sesleniyordu: Berlin'de düzen hüküm sürüyor, sizi budala zaptiyeler! Kum üzerine kurulu sizin düzeniniz. Devrim daha yarın olmadan zincir şakırtıları içinde doğrulacaktır ve sizleri dehşet içinde bırakıp trampet sesleri arasında şunu bildirecektir, vardım, varım var olacağım."
 
“Burada yatıyor gömülü. Rosa Lüksemburg, Polonyalı bir Yahudi. Öncü savaşçısı Alman işçisinin. Buyruğuyla Alman ezenlerin, öldürüldü. Ezilenler…Gömün bölünmüşlüğünüzü…” bu dizeler ölümünün ardından Bertolt Brecht tarafından kaleme alındı Rosa (Rozalia)Luxemburg için. Barikatların kızıl Rosa’sı, bugün 147 yaşında. Antimilitarist, enternasyonalist bir yazar ve aynı zamanda düşünürdü. Zürih, Berlin, Varşova, Londra ve yine Berlin arasında geçen yaşamı boyunca kadın özgürlük ve sosyalizm mücadelesi verdi.  Kararlı bir düşünür ve eylemciydi. Ulusalcılığın burjuvaziye ödün vermekle eşanlamlı olduğunu söyleyerek,  sosyalist enternasyonalizmin ezilen halkların, kadınların tek kurtuluşu olduğunu savundu.
 
Ayrımcılığa ilk tepki 
 
18. yüzyılda dağılan ve Prusya, Avusturya ve Rusya arasında paylaşılan Polonya’nın Rus yönetimi altındaki Zamozcs kentinde bir kereste tüccarının en küçük çocuğu olarak 5 Mart 1871’de dünyaya geldi Rosa. 3 yaşındayken ailesi Varşova'ya taşınmak zorunda kaldı. 5 yaşında bilinmeyen bir sebeple hastaneye yatan Rosa'nın bacağı alçıya alındı ve 1 yıl hastanede kaldı. Alçı çıkarıldıktan sonra Rosa topallıyordu ve tedaviler de işe yaramadı. Annesinin desteğiyle okuma yazma öğrendi ve 10 yaşına kadar evde öğrenim gördü. 1880'de Rus Kız Ortaokuluna yazıldı. Okula girebilmek için Yahudi kimliğinden dolayı yüksek puan alması gerekiyordu böylelikle ilk kez etnik ayrımcılıkla karşılaştı. Tepki olarak ise okul dönemi boyunca her zaman okulun en iyi öğrencisi oldu.
 
Clara'nın en iyi yoldaşı 
 
Rosa 1889'da Avrupa'da kadın öğrencilere kapısını açan tek üniversite olan Zürih Üniversite'si felsefe fakültesine yazıldı. Kamu Hukuku ve Devlet Bilimleri Doktoru olarak mezun oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra mücadelenin kalbi olan Berlin'e geldi. Alman vatandaşlığına geçebilmek için bir Alman göçmenin oğlu olan Gustav Lübeck ile sahte evlilik yaptı. Başta USPD Başkanı August Bebel olmak üzere, Clara Zetkin, Karl Kautsky gibi partinin ileri gelen marksistleriyle yakın ilişkiler geliştirdi. Clara Zetkin'le yoldaşlığı ve dostluğu ise katledilene kadar sürdü. Rosa Lüksemburg pek çok konuda, özellikle reform-devrim, demokrasi-diktatörlük, ulusların kendi kaderini tayin hakkı-enternasyonalizm konularında pekçok yazınsal ürün bıraktı, Almanya ve dünya sosyalist demokrasi hareketi içerisinde karşıt görüşlerde olanlarla çekinmeden mücadele etti.
 
Cezaevi süreci
 
22 Ocak 1905'de 140 bin gösterici barışçıl bir biçimde Petersburg'taki Kış Sarayı'na doğru yürüdüler. Çar'a bir istek mektubu vereceklerdi. Kurşunlarla karşılandılar. Binlerce insan öldü. Kanlı Pazar katliamı müthiş bir protesto grevine, işçi ve köylülerin Çarlık'a karşı ayaklanmasına neden oldu. Rosa, yılsonunda devrime katılma kararını aldı. 29 Aralık 1905'de maceralı bir yolculuktan sonra Varşova'ya geldi. Çalışmalarını yürütürken 4 Mart 1906'da tutuklandı. Rosa Luxemburg kürek cezasına çarptırılma tehlikesi altındaydı. 28 Haziran 1906'da verilen kefalet ve rüşvetler sonucunda hapisten çıkartıldı.
 
1907 Ekim'inde Rosa Luxemburg Berlin'de August Bebel tarafından açılmış olan SPD-Parti Okulu'nda doçentliğe başladı. Rosa Luxemburg öğretmenler arasındaki tek kadındı. İktisat tarihi ve ulusal ekonomi dersleri vermekteydi. Almanya'da üniversitede doçent unvanı ile dersler verirken, siyasi polisçe izleniyor, sıkça yerli yersiz para cezalarına ve tutuklamalara uğruyordu.
 
Barikatların ardında yazılan son makale
 
Eylemci Rosa, Ağustos 1914'te Karl Liebknecht, Clara Zetkin ve Franz Mehring'le beraber Spartaküs Birliği kurdu. Spartaküs Birliği çalışmaları için 1916 yılında tutuklanan Rosa, 8 Kasım 1918 günü cezaevinden çıktı. Bir sonraki gün, Karl Liebknecht'in Berlin'de verdiği ilan açıklamasıyla Özgür Sosyalist Cumhuriyet ilan edildi. 4 Ocak 1916'da, Berlin'de "Spartaküs haftası" olarak tarihe geçecek isyan başladı. Direnişi bastırmak için Freikorps olarak bilinen ücretli askerler Berlin'e sevk edildi. Rosa'nın yıllar önce bütün gücüyle karşı koyduğu Birinci Dünya Savaşı'ndan kalan ağır silahlarla direnişe saldıran Freikorps güçler, bir hafta içinde 156 sivili katletti. Rosa Luxemburg, 15 Ocak'ta gözaltına alındı. Rosa, yoldaşı Karl Liebknecht'le beraber işkence edilerek katledildi. Kanala atılan cenazesi, ancak aylar sonra bulunabildi.
 
'Kanlı kıyımların düzeni elbet yıkılacak'
 
Faşist rejim güçleri tarafından katledilmeden saatlerce önce, "Berlin'de düzen hüküm sürüyor!" başlığıyla yazdığı son yazısında iktidarların ilan ettiği "düzen"leri ile alay eden Rosa, "'Varşova'da düzen hüküm sürüyor! 'Paris'te düzen hüküm sürüyor!' 'Berlin'de düzen hüküm sürüyor!' Her yarım yüzyılda bir, 'düzen'in bekçileri, dünya çapında mücadelenin odaklarından birisinde, zafer bültenlerini böyle yayımlıyorlar. Ve etekleri zil çalan bu 'galipler,' düzenli aralıklarla kanlı kıyımlarla korunması gereken bir 'düzen'in kaçınılmaz olarak kendi yıkımına gittiğini fark etmiyorlar" diye yazdı.
 
'Kum üzerine kurulu sizin düzeniniz'
 
Devrimci hareketinin daha önce kutladığı parlamenter "zafer"lerin de "yenilgiler"in kadar geçici olduğuna dikkat çeken Roza, argümanı Avrupa tarihinde yaşanan Çartist hareketi, Paris komünü gibi çeşitli devrimler ve isyanlardan örneklerle açıklıyor. 
 
Rosa, yazının devamında zulmün iktidarına şu sözlerle sesleniyordu: 
 
"Berlin'de düzen hüküm sürüyor, sizi budala zaptiyeler!
 
 kum üzerine kurulu sizin düzeniniz, 
 
devrim daha yarın olmadan
 
zincir şakırtıları içinde doğrulacaktır
 
 ve sizleri dehşet içinde bırakıp trampet sesleri arasında şunu bildirecektir;
 
VARDIM VARIM VAR OLACAĞIM!"