İsmimiz yok bizim, ismimiz çok…Avesta’yız, Jiyan’ız, Barin’iz…

  • 09:06 3 Şubat 2018
  • Kadının Kaleminden

 

"Düşmüştü toprağa bir kez, bundan sonrası çoğalmaktı, büyümek…Sarmaktı Kürdistan topraklarını bir baştan bir başa. Yeşile yeşil, kırmızıya kırmızı olmaktı…"
 
Deniz Dersim 
 
Bir fotoğraf karesi…uzunca bakıp anlamaya çalışıyorum ne olduğunu…bir beden yerde yatan, biraz daha dikkatli bakınca anlıyorum, bir kadın aynı zamanda… kadın…Başında direnmesinin “bedelini” ödettiğini düşünen vahşi bir erkek sürüsü, isimsiz değiller, adları var “ÖSO”, “Türk askeri”... Sonra bir açıklama…Barin Kobanê diyor siteler. Barin yani yağmak…Kobanê ise direniş. 
 
Yakın bir tarihtir Kobanê. Faşizmin barbar çetelerine karşı direnişin nasıl  ev ev, sokak sokak, cadde cadde örüldüğünü bilir tanıklık edenler. Direnişi kuşananlar için zaferin yemin olduğunu da… İşte bu coğrafyada, zafer için yemin edenlerin ülkesinde, Arin Mirkanların, Avesta Xaburların diyarında düştü toprağa Barin. Ekin olup çoğalacağını bilmiyordu katledenler. Tıpkı kendinden öncekiler gibi. İsimsizlerimiz gibi… 
 
İsmimiz yok bizim, ismimiz çok… Arin’iz, Avesta’yız, Dicle’yiz, Nefel’iz, Şin’iz, Beritan’ız, Sara’yız, Zozan’ız, Berçem’iz, Nalin’iz, Dilan’ız, Tekoşin’iz, Viyan’ız, Jiyan’ız…Bugünler de en fazla da Jiyan’ız .Bundandır katledenlerin öfkesi, Jiyan olmamızdandır bu korku. 
 
Direniyoruz... mevzilerimiz Efrîn dağları, Dersim, Amed, Serhat, Botan dorukları, mevzilerimiz sokaklar… Bu fotoğraf karesini biliriz biz… Ekin Wan’dan biliriz, özyönetim direnişlerinde teşhir ettiğiniz aklınızdan biliriz, Nazi işgaline karşı direnişin manifestosunu yazan Zoya Kosmodemyanskaya’dan (Tanya) biliriz. Ama şunu da biliriz, ki siz bizden daha iyi bilirsiniz…Ekinlerin, Saraların direnişini kuşananlardır özgürlüğü yaratanlar. Korku ise celladın yüzüne haykıran bir hakikat… 
 
İşte bu yüzdendir...Baharın muştusudur zulmün köşe bucak kaçtığı. Karanlık işte bu yüzden şimdilerde daha da karanlık. Ellerinde meşalelerle geliyor özgürlüğü yaratanlar. Bir elden diğer ele büyüyor ateş. Ve zulüm her geçen gün biraz daha yaklaşıyor tarihin karanlık dehlizine. 
 
İşte bu yüzden bin yılların öfkesiydi Barin. Ülkesine, toprağına, dağlarına, şehirlerine siper olmanın adı. Arin’in ardılı, Avesta’ın yoldaşı…Düşmüştü toprağa bir kez, bundan sonrası çoğalmaktı, büyümek…Sarmaktı Kürdistan topraklarını bir baştan bir başa. Yeşile yeşil, kırmızıya kırmızı olmaktı…Viyanların güneş olup doğduğu bu günlerde barbarlığa karşı Arin olmaktı gerisi, Avesta olmaktı… Barin olmaktı…