Sibel’in mektubu sistematik işkenceyi bir kez daha ortaya çıkardı: Katil hala ceza almadı

  • 09:04 6 Nisan 2019
  • Okumadan Geçme!
Hikmet Tunç 
 
VAN - Evli kaldığı 6 ay boyunca Cahit Çobandede tarafından sistematik işkenceye maruz kalan Sibel’in, katledilmeden bir ay önce yaşadıklarını kaleme aldığı mektup ortaya çıktı. Sistematik işkencenin en büyük kanıtlarından biri mektuba, tüm delil ve tanıklara rağmen Cahit’e hala ceza verilmedi. 
 
Sibel Çobandede, Van’ın Başkale ilçesinde 31 Mayıs 2016 tarihinde boşanmak istediği Cahit Çobandede tarafından katledildi. Cahit tarafından sistematik şiddete maruz kalan Sibel, katledilmeden bir ay önce el yazısıyla gelişi güzel kaleme aldığı mektupta yaşadıklarını bir bir yazdı. 
 
Şiddetten kaçarak ailesinin yanına yerleşen Sibel, Cahit tarafından sürekli geri götürülmek isteniyordu. Cahit bunun için siyasi parti temsilcileri ve aile büyüklerini devreye koyarken, Ailesinin “Sen yaşadıklarını yaz biz götürüp okuyalım. Hem sen ikide bir bunlarla muhatap olmamış olursun” dediği Sibel’in kaleme aldığı mektubu ortaya çıktı. 
 
6 ay süren psikolojik ve fiziksel şiddet 
 
Mektubun dava dosyasıyla birlikte örneğinin savcılıkta olduğunu ifade eden aile, buna karşılık Sibel’in katledilmesinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen tutuklu yargılanan Cahit’in hala cezalandırılmamasına isyan ediyor. 
 
Cahit ile evlendirildiği 6 ay süresince nasıl bir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını anlatan Sibel, mektubunda “İkide bir beni döverek koridora atıyordu. Çantamı getiriyor ‘dışarı çık, seni istemiyorum’ diyordu. Yine beni döverek dışarı çıkardı, sokak sokak dolaştırıyordu. Başıma vurarak sürekli ‘seni istemiyorum, gelme evime, git nereye gidersen git’ diyordu. Dişi ağrıdığı için hastaneye gitti. Benim de onunla gitmemi istedi. Ben çok hastaydım. Ama korktuğum için onunla gittim. Hastaneye gitti o muayene oldu. O muayene olana kadar ben de oturdum. Muayene olduktan sonra bana ‘sen gitmişsin doktorun karşısında oturmuşsun. Doktor seni beğendi’ gibi demediğini bırakmadı. Hastaneden eve gelene kadar demediğini bırakmadı” diye anlatıyor. 
 
‘Bebeğimi onun yüzünden kaybettim’
 
Kısa bir süre sonra hamile kaldığını ancak hiçbir şekilde doktora gidemediğini yazan Sibel, “Ben bebeğimi onun yüzünden kaybettim. Onun yüzünden, onun şiddetinden, onun korkusundan, bebeğim karnımda ölmüştü. Onun yüzünden karnımda ölmüş. Doktor bana kızıyordu. Ya ben bu adam yüzünden bebeğimi kaybettim. Sağır olmuştum. Sürekli kafama vurduğu için aklım gidip geliyor. Kalbim ağrıyordu” diyor. 
 
‘Acıdan uyuyamıyordum’
 
Sistematik işkencenin en büyük kanıtlarından biri olan mektupta, şu notlar dikkat çekiyor: “Bana ‘hazırlık yap ailemi yemeğe davet edeceğim’ dedi. Abisini, yengesini, babasını ve yeğenlerini yemeğe çağırmıştı. Bana ‘git onların elini öp, hoş geldin de’ ben de gidip ellerini öptüm. Hemen ardından mutfağa gelerek ‘sen nasıl yeğenimin ellerini tutarsın’ diye kızdı. Misafirler çıktıktan sonra saat gecenin biri gelip beni o kadar dövdü ki acıdan uyuyamadım. Kulaklarımı hissetmiyordum. Kollarımı acıdan kaldıramıyordum. Onun korkusundan doktorada gitmedim. Her bahaneyle bana şiddet uyguluyor. Cahit’in dayısının oğlunun düğünü vardı. Düğüne çağırdılar biz de gittik. Gider gitmez hemen bağırarak, çağırarak ‘kalk gidelim’ dedi. Hemen arabaya bindim eve gidene kadar hem araba sürdü hem beni dövdü. Bu adamın psikolojisi bozuk. Her gece titreyerek uyuyordum, dua ederek uyanıyordum. Ben bu adamın evinde sanki hapisteymişim gibi ‘perdeyi açma, dışarı çıkma, çöpü dökme’ sürekli sorguya çekiyordu. Azarlıyordu. Şiddet yapıyordu.”