İzmir’de STK ve hak örgütleri salgına karşı yeni yöntemler geliştiriyor

  • 09:09 9 Nisan 2020
  • Güncel
İZMİR - Koronavirüs salgını ile ortaya çıkan krize karşı sivil toplum kuruluşları yeni dayanışma ağları ve mücadele yöntemleri geliştirirken, Mor Dayanışma’dan Deniz Uslu, kadına yönelik şiddete karşı avukatlar ve farklı sivil toplum kuruluşlarıyla ağları genişletmek istediklerini söyledi. 
 
İzmir’de Türk Mimar ve Mühendisleri Odası (TMMOB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Mor Dayanışma gibi farklı çalışma alanlarından sivil toplum kuruluşları, meslek ve hak örgütleri koronavirüs salgını ile ortaya çıkan krizde dayanışma hatları örüyor, yeni yöntemler geliştiriyor. Evde şiddete maruz kalan kadın ve çocuklar,  işsiz kalan ya da farklı ihtiyaçlara sahip insanlar için çalışmalar yapılıyor. 
 
‘Kadınlar için hayat daha da zorlaştı’ 
 
Mor Dayanışma aktivistlerinden Deniz Uslu, salgın nedeniyle yaşanan panik ortamının ve evde kalma durumunun kadınlar için hayatı daha da zorlaştırdığını belirterek, “Pandemiden önce de evler kadınlar için güvenli değildi. Kutsal aile metaforunun en çok yayıldığı ‘kol kırılır yen içinde kalır’ zihniyetinin vuku bulduğu ve ‘karı koca, baba çocuk ilişkisine karışılmaz’ gibi safsatalarla aile içinde olanın dışarıya yansımadığı, meşru görüldüğü zihniyetle yaşıyoruz. Kadınların iş yükünü arttırıyor. Kriz zamanlarında erkekler kadına yönelik şiddetin, taciz, tecavüzün daha arttığı ortaya çıkıyor. İşten çıkarılma, ücretsiz izin bir öfke haline geliyor ve bunu kadın bedeni üzerinde çıkarma hali ortaya çıkıyor, aile içi çocuğun istismarı artıyor” dedi.
 
‘Avukat ağı genişletilecek’
 
Salgın günlerinde karakol, kadın örgütleri veya adliyeye erişimin daha da zorlaştığını söyleyen Deniz, örgütlü oldukları illerde hukuki olarak desteğe ihtiyacı olan kadınları yönlendirdikleri avukatlardan oluşan bir dayanışma ağı oluşturduklarını kaydetti. Deniz, “Bu yeni bir adım oldu. İnsan hakları temelinde çalışan derneklerle dayanışma içinde olmak isteriz. Kurumsal bir çağrı yapmadık henüz ama Mor Dayanışma’nın bir hukuk komisyonu şeklinde değil. Bu problemlere yanıt oluşturmak isteyenlere dönük bir avukatlar ağı. Biraz daha yaygınlaştırmayı istiyoruz. Kriz zamanlarında işten ilk çıkarılanlar kadınlar, daha az sosyal güvence ile çalıştırılanlar da kadınlar. İş hukuku kapsamında hukuksuzluğa, mobbinge uğrayan kadınlara da gönüllü avukat var. Bu süreci gören kadınlarla güçlerimizi birleştirelim” ifadelerini kullandı.
 
‘Dayanışmayı genişletme çabasındayız’
 
Avukat ağı dışında il bazlı belediye, sivil toplum kuruluşları, yerel dayanışma ağları ile paslaştıklarını, kurulmakta olan Çiğli Dayanışma Ağı ile insan hakları dernekleri ile dayanıştıklarını belirten Deniz, bunu genişletme çabası içinde olduklarını söyledi.
 
‘Gençler 64 yaş üstü üyelerin alışverişini yapıyor’ 
 
Kimya Mühendisleri Odası Ege Şube Başkanı Mehlika Koç, şubede iki çalışanın çalışma saatlerini kısıtlayarak dönüşümlü olarak işe gelmelerini, üye işlemlerin mail üzeri hallettiklerini, yönetim kurulu toplantılarının naklen yapılması şeklinde önlemler aldıklarını ifade etti. Şube olarak yeni mezun ve öğrenci gençlerden oluşturulan bir ekibin 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan üyelerin alışveriş gibi ihtiyaçlarını karşıladığını dile getiren Mehlika, “Sosyal ağlar kurulması yönünde çalışmalar var. TMMOB İl Koordinasyonuna bağlı odaların çalışmalarını il bazında da genişletmek istiyoruz. Belediyelerin de TMMOB’dan beklentileri var. Maddi katkı olamayabilir. Biz kendi işsiz kalan üyelere neler yapabiliriz onu düşünüyoruz. Herkesi zor bir süreç bekliyor” diye belirtti.  
 
‘Meslek uzmanlığı gerektiren konularda katkı sunabiliriz’
 
Mühendis, mimar meslek bilgileri dahilinde TMMOB’un destek sunabileceğini vurgulayan Mehlika, halkı bilinçlendirmek amacıyla basın toplantıları düzenlediklerini söyledi. Şu an dezenfektanların çok yoğun kullanıldığı örneğini veren Mehlika, “Kendimizi dezenfekte ederken suyu bilinçsizce kullanıyoruz. Ekolojiye zarar veriyoruz. Bunlar hakkında bilgilendirmeler yapıyoruz. İşin uzmanı olan kişilerin bilgi vermesinden yanayım. Bence ilk fırsatta sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli çünkü virüs çok hızlı yayıldı. Bunu hala ciddiye almayan insanlar var. Özellikle fabrikalarda önlem alınmıyor. Sendikalara, belediyelere büyük iş düşüyor. Sağlık önemli ama bir süre sonra açlıkla da mücadele edilecek” dedi.
 
‘Hasta tutsaklar serbest bırakılmalı’
 
Dernek faaliyetlerinin telefon ve mail üzeri devam ettiğini, her hafta yapılan eylemlerin salgın geçene kadar ertelendiğini söyleyen İHD yönetiminden Deniz Bayrak ise salgın boyunca hak ihlallerinin de artacağına dikkat çekti. Sağlığa erişim ve sağlıkçıların sağlık haklarının gündemde olduğunu söyleyen Deniz, “Hasta mahpusların serbest bırakılması talebimiz daha fazla önem kazandı. Öncelikle yeni infaz yasasının siyasi mahpusları kapsamaması eşitsizlik yarattığı için büyük bir hak ihlali olarak gündemimizde. Devletin yapmakla yükümlü olduğu şeyleri söylemek biz hak kurumlarına düşüyor” ifadelerinde bulundu. 
 
‘Olumsuzlukları gündeme getirmeye devam edeceğiz’
 
Birçok kişinin işinden edildiğini, tazminatlarının verilmediğini, birçok kişinin de işe gitmek zorunda kaldığını hatırlatan Deniz, “Bu kaotik süreçten en az hasarla nasıl geçirilir düşünmek gerek. Bu süreçte yeni bir cümle girdi literatürümüze, ‘koronavirüs gözaltıları.’ Şu an koronavirüs hakkında söylenmesi istenenin dışında söylemde bulunanlar gözaltına alınıyor. Bu süreci atlatınca da ekonomik, siyasal ve toplumsal alanda daha önce bulunduğumuz durumdan bambaşka bir yerde olacağız. Tüm süreçte ve sonrasında olumsuzlukları gündeme getirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.