Pandemi sürecinde dayanışma örneği: Kadın paketi

  • 09:06 3 Haziran 2020
  • Güncel
İZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi ve birçok kurum tarafından ihtiyacı olanlar için hazırlanan yardım paketlerine kadınlar da “Kadın paketi” ekledi. İçinde kadınların kişisel ihtiyaçlarının bulunduğu paket, kadınların dayanışmasıyla dağıtılıyor. 
 
İçinde meslek örgütleri, siyasi partiler, hak savunucularının yer aldığı 250’yi aşkın kişi salgın sürecinde İzmir Dayanışma Gönüllüleri’ni kurdu. Topluluk İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin oluşturduğu kriz masaları, Kent Konseyi ile birlikte sürece müdahale etme kararı aldı. Kadınlar Birlikte Güçlü de (KBG) bu dayanışma sürecine katkı sağlamak için, kadınların ihtiyaçlarını içeren bir paket ile kampanya ördü. Kadınlar Birlikte Güçlü’den Ebru Dinçel kampanyaya dair bilgi verdi.  
 
Kişisel bakım malzemelerini içeren paket oluşturuldu
 
Kadınlar Birlikte Güçlü’nün yasal olarak para toplama şansı olmadığı için İzmir Dayanışma Gönüllüleri ve belediyenin gerçekleştirdiği kampanyaya katılma ve yerellerde örme kararı aldıklarını söyleyen Ebru, “Salgın bitse dahi sosyo-ekonomik, psikolojik olarak toplumda büyük izler kalacak bu nedenle salgın sonrasında da dayanışma devam edecek. Özellikle güvencesiz, yarı zamanlı çalışan kadınlar işlerinden oldular ve şiddet arttı. Kadın cinayetleri arttı. KBG adına gönüllü arkadaşlarla kadınların kişisel ihtiyaçları olan ped, el kremi, diş fırçası, diş macunu, maske, sabun gibi kişisel bakım malzemeleri tespit ettik” dedi.
 
‘Amacımız kadınlara temas edebilmek oldu’
 
Harmandalı’nda kurulmuş olan ve kar amacı gütmeyen Yenihayat Kooperatifi’nin paketin ekonomik şekilde oluşturulmasından destek verdiğini, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de 300 paket alarak ilk etapta destek olduğunu aktaran Ebru, ilk dağıtımın Onur, Yamanlar, Gümüşpala ve Nafiz Gürmak mahallelerine yapıldığını dile getirdi. Amaçlarının aynı zaman da kadınlarla temas edebilmek, dayanışmayı hissetmek ve hissettirebilmek olduğunu belirten Ebru, “Paketlerin içine bir de mektup koyduk. Zor günlerde yalnız olmadığını hatırlatan her kesimden kadınların zorlandığını, dayanışmayla sürecin zorluklarını hafifletmeye çalıştığımızı söyledik” diye ekledi. 
 
‘Şiddete karşı iletişim kurabilecekleri numaraları ilettik’
 
İnfaz yasasıyla şiddet uygulayan erkeklerin evlere dönmesiyle birlikte kadınların hayatlarını daha da zorlaştığını söyleyen Ebru, “155 Polis İmdat ve 183 Şiddet Hattı ile İzmir yerelinde başvurabilecekleri İzmir Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, belediyenin şiddet ve istismar üzerine ulaşılabilecek telefonları ve ‘yalnız değilsin’ diye belirttiğimiz broşürü koyduk. Bunun yardım veya hayır olmadığını söyledik. Üstten dil kurmamaya özen gösterdik. Bunun sadece İzmirli kadınların var olanı paylaştıkları süreç olduğunu söyledik. Sadece maddi ihtiyaçlar değil çocukların eğitimleri gibi bildiğimiz kanallar üzerinden ulaşmaya çalıştık” ifadelerini kullandı. 
 
‘Kadın paketi kadın kazanımıdır’
 
İnsanların nereye başvuracağını bilmediğini söyleyen Ebru, kadınlarla ilişki kurmaya devam edeceklerini ifade etti. Çok zor durumda olan kadınlarla karşılaştıklarını, bunların bilgilerini belediyeyle paylaştıklarını aktaran Ebru, “Gerekirse kaymakamlıklara başvurabilmesi için onlara destek olmaya çalışacağız. Belediyenin 4 paketi var. 2 gıda 1 dezenfektan, 1 de ramazan yardımı. Kadın paketi de 5’inci paket oldu. Kadın paketini sürekli dağıtmaya devam edeceğiz. Bu kadın mücadelesinin bir kazanımıdır. Yerel yönetimlerin kaynaklarının kadınlara da aktarılması gerektiğinin bilincine vardırılması gerektiğidir” şeklinde konuştu. 
 
‘Sürekli hale getirilecek’
 
Dayanışmanın normale dönme sonrasında da devam edeceğini, mahalle çalışmalarından hiç kopmayacaklarını kaydeden Ebru, “Daha fazla desteğe ihtiyaç var. Biz mahallerdeki kadınları tespit edildikten sonra listesini sayısını konumlarını veriyoruz. Belediyenin kadın şoförleri ile mahalleye paketleri getirip dağıtılıyor. Dayanışma paketi sürekli hale getirilecek” ifadelerini kullandı. Trans, mülteci ve seks işçisi kadınlarla önümüzdeki süreçlerde daha fazla temasa geçeceğiz. Bu süreçte bunlara çok daha fazla ihtiyacımız olduğunu bireysel kurtuluşların işe yaramadığını yaralarımızı birlikte sarabileceğimizi gördük.  Bu süreci birlikte omuz omuza atlatabiliriz. Birbirimizin yurduyuz kurdu değiliz” dedi.