Mor Dayanışma pandemi anketini açıkladı

  • 20:44 19 Eylül 2020
  • Güncel
İZMİR - Mor Dayanışma yaptığı basın açıklaması ile ‘Harekte Geç’ kampanyası kapsamında pandeminin kadınlar üzerindeki etkilerine ilişkin hazırladıkları anketi açıkladı. 
 
Mor Dayanışma “Hayatımız haklarımız özgürlüğümüz saldırı altında” sloganı ile Karşıyaka İskele karşısında basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında pandeminin kadınlara etkileri hakkında yapılan anket çalışmasının sonuçları da okundu. Basın açıklamasında “Hayatımız haklarımız özgürlüğümüz saldırı altında, güvende değiliz” pankartı açılırken, sık sık “Görünmeyen emek sesini yüksel”, “Şiddete karşı harekete geç”, “Jin, jiyan, azadi” ve “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Mor Dayanışma adına Gülşin Öngören okudu.
 
‘Pandemi ile eril iktidarın tavrı cinsiyet eşitsizliğini artırdı’
 
Ekonomik, toplumsal, siyasi ve ekolojik krizlere eklenen pandeminin kadınların hayatını daha da zorlaştırdığını belirten Gülşin, kadınların daha da yoksullaştığını, bakım yüklerinin arttığını, karantina yüzünden şiddet gördüğü erkek ile aynı yerde yaşamak zorunda bırakıldığını, emeklerinin görülmediğini, artan ekonomik sıkıntıların yükünü sırtladıklarını dile getirdi. Eril iktidarın sermayeden yana aldığı tavrın toplumsal cinsiyet eşitsizliğini arttıran sonuçları olduğunu ifade eden Gülşin, “Kadına yönelik şiddet ile mücadele mekanizmalarının işletilmediği gibi, olan mekanizmalarında iptalinin istendiği bir süreçle karşı karşıya kaldık. İnfaz yasası ile şiddet uygulayanların serbest kaldığını, bekçilik yasası ile kadınların hayatına müdahale kanallarının nasıl açıldığını, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesini konu alan İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması için atılan adımlara şahit olduk” diye konuştu.
 
‘Harekete Geç’ kampanyası kapsamında anket çalışması
 
Kadın hareketinin kararlı mücadelesinin salgın dönemine etkin olduğunu, Mor Dayanışma olarak Temmuz ayında ‘Harekete Geç’ kampanyasını başlattıklarını belirten Gülşin, kampanya kapsamında salgın sürecinin kadınların üzerindeki etkilerinin tespiti için bir anket çalışması da yaptıklarını dile getirdi. Gülişin, “Çalışmada öne çıkan sorunlar ağırlıklı olarak hali hazırda düşük olan kadın istihdamının pandemi sürecinde daha da azalması, çalışan kadınların neredeyse tamamının iş yerlerinde çeşitli sorunlar yaşaması, belediyelerin şiddete maruz kalan kadınlar için hizmetlerinin yetersizliği, kadınların ekonomik güvencesinin olmaması ve kadınların yarısından fazlasının gelirinin asgari ücretin altında olmasıydı” dedi.
 
Mor Dayanışma, üyelerinin gönüllü çalışması ile sosyal medya hesaplarından ve örgütlü olunan illerde yerel basın üzerinden, çevrimiçi ya da birebir görüşmelerle gerçekleştirdikleri anketin sonuçlarını açıkladı. 
 
76 şehirden 14-79 yaş arasında bin 462 kadını kapsayan anketin sonuçları şu şekilde: 
 
“* Anketimize katılanların yüzde 84’ünü 14-40 yaş arası kadınlar oluşturmuştur. Yüzde 16’sı ise 40 yaş üzeridir.
 
* Katılımcıların yüzde 32’si geliri olmadığını belirtmiştir. Yarıdan fazlasının geliri asgari ücretin altındadır. Sadece yüzde 23’ünün geliri 3 bin liranın üzerindedir.
 
* Ankete katılan kadınların sadece yüzde 29’u tam zamanlı çalışırken, yüzde 63’ü işsiz.
 
* Katılan kadınların yüzde 68’i sosyal güvenceden mahrumdur. Kadınların sadece yüzde 16’sı bir kadın platformunun içerisindeyken yüzde 29’u pandemi döneminde şiddete maruz kaldığında şikayetçi olmuş ya da kadın örgütlerinden destek almıştır.
 
* Pandemi sürecinde ücretsiz izne çıkarılmalarının artmasının yanı sıra, iş yerlerinde gerekli hijyen önlemlerinin alınmaması, kalabalık çalışmaya devam edilmesi, uzun mesai saatleri, güvencesiz çalışma, gece mesailerinin arttırılması, yemek ve ulaşım desteğinin kesilmesi, zorunlu toplantıların devam etmesi, angarya işlerin yapılması, ücretlerde yapılan kesintiler gibi sorunlar kadınların iş hayatında yaşadıkları sorunları pandemi sürecinde daha da derinleştirmiştir
 
* Ankete katılan bin 462 kadından 987’si pandemi döneminde şiddete uğradığını ifade etmiştir.
 
* Katılımcıların yüzde 68,9’u İstanbul Sözleşmesi ve 6284 No’lu yasayı bildiğini belirtmiştir.
 
* Katılımcıların yüzde 72,4’ü şiddete maruz kalındığında izlenebilecek yolları haklarını biliyor.
 
* Kadınların yüzde 99’u pandemi döneminde kadın cinayetlerinin azalmadığını düşündüklerini ifade ediyor.
 
* Kadınların yüzde 95’i şiddet anında ulaşılabilecek acil şiddet hattının önemli olduğunu belirtirken belediyelerin bu konudaki hizmetlerini yetersiz bulduklarını ifade etmişlerdir.
 
* Katılımcıların yarısından fazlası anlık/sistematik şiddet/istismar sürecinde sığınabileceği/gidebileceği bir yerin olduğunu belirtirken olmayanlar ise tamamına yakını böyle bir yerin olmasını istediğini belirtmiştir.”
 
‘İktidarın yasalara saldırması tesadüf değil’
 
Anket sonuçlarının şiddetin, kadın işsizliği ve güvencesizliğinin boyutlarını ortaya koyduğunu ifade eden Gülşin, İçişleri ve Aile Bakanlığı’nın şiddetin azaldığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. İktidarın ve devlet mekanizmalarının şiddete karşı kadınları koruyan mevcut yasalara dönük saldırılarının tesadüf olmadığını söyleyen Gülşin, “Kurulması hedeflenen faşist rejim için toplumsal yapıyı kendileri tarafından çerçevesi çizilen İslami görünümde, Şerii hukuka uygun muhafazakar biçime dönüştürme çabası olarak okumak gerekir. Bunun emarelerini yasal değişikliklerde, kadın cinayetleri, şiddet ve taciz davalarında ki iyi hal indirimlerinde, cezasızlık, keyfilik, yandaş söylem ve politikalarda görmekteyiz” diye belirtti.
 
Kadınlar gittikçe yoksullaşıyor
 
Halihazırda düşük olan kadın istihdamının pandemi sürecinde daha fazla düştüğünü, ankete katılan üniversite ve lisansüstü eğitime sahip kadınların belirgin çoğunluğunun çalışmamasının ise tartışılması gereken ayrı bir konu olduğunu ifade eden Gülşin, “Çalışmada ayrıca görülen bir nokta ekonomik bağımsızlığın kadınların refahı için yeterli olmamasıdır; kadınların refahını artırmak için devlet kurumlarının bir adım atmamasının yanı sıra kısıtlı olan haklarının da ellerinden alındığıdır. Kadınlar gittikçe yoksullaşmakta, refah koşulları gittikçe kötüleşmektedir” sözlerine yer verdi. 
 
Gülşin son olarak kadına yönelik şiddete, hak kaybına, ekolojik talana karşı herkesi mücadele etmeye çağırdı. 
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.