Ensar Vakfı protestosunda gözaltına alınan öğrenciye soruşturma

  • 09:09 2 Haziran 2020
  • Hukuk
Habibe Eren
 
ANKARA - Başkentgaz'ın Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na bağış yapmasına tepki göstermek için gerçekleştirilen eylemde gözaltına alınan A.Ü öğrenci Buse Üçer’e rektörlük tarafından soruşturma açıldı. Buse soruşturmaya ilişkin, “Maksat itaat eden bir üniversite yaratmak” değerlendirmesinde bulundu.
 
Ankara’da 3 Şubat’ta Başkentgaz'ın Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na bağış yapmasına tepki göstermek için Kızılay Genel Müdürlüğü binası önünde sendika ve meslek odalarının yapmak istediği eylemde 19 kişi ile birlikte darp edilerek gözaltına alınan Ankara Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Lisans Programı öğrencisi Buse Üçer’e rektörlük tarafından “Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunma” iddiasıyla soruşturma açıldı.
 
Eyleme katıldığı gerekçesiyle üniversite tarafından Yükseköğretim Kanununun (YÖK) 54’üncü maddesinden soruşturma açılan Buse’ye soruşturma maddesinin a bendinde yer alan şu suçlamalar yöneltildi: “Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik etme.”
 
‘Soruşturmada daha önce eylemlere katılıp katılmadığım soruldu’
 
Eylemde gözaltına alınan ve aynı gün serbest bırakılan Buse, eyleme dair hakkında açılmış bir dava olmadığını ancak gözaltı nedeniyle Valilik ve Emniyet’in Ankara Üniversitesi'ne bildirimde bulunduğunu aktardı. Üniversitenin yaklaşık 3-4 ay önce konuyla ilgili bir soruşturma açtığını dile getiren Buse, “Soruşturma için önce Hukuk Fakültesi'ne sonra Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne (DTCF) ve en sonunda Sosyal Bilimler Fakültesi'ne yönlendirildim. İki kez soruşturmacım değiştirildi. Hatta birinde savunmaya gittiğim gün başka fakülteye devrettiklerini söylediler. En sonunda korona günlerinde soruşturmaya çağrıldım. Soruşturmada bana daha önce eylemlere katılıp katılmadığım, başka okulda ceza alıp almadığım gibi sorular yöneltildi. Soruşturmanın açılmasına sebep olarak YÖK kanununun 54’üncü maddesi sebep gösterildi” dedi.
 
‘Erkan İbiş kadın ve öğrenci düşmanı’
 
Hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yaptığı savunmada YÖK ile onur ve haysiyet konularında farklı düşündüğünü ve devletin usulsüz yollarla “onlarca çocuğun istismar edildiği ortaya çıkmış bir vakfa para aktarılmasına karşı çıkmanın onurlu bir tavır olduğunu” dile getirdiğini aktaran Buse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dışarıda yaşanan bir olay ile ilgili hakkımda açılmış bir dava bile yokken Ankara Üniversitesi yönetiminin hükümete yaranmak için hızla başlattığı bu soruşturma akıl dışıdır. Erkan İbiş zaten kadın ve öğrenci düşmanı bir adamdır. Daha önce Gazi Üniversitesi'nde bana ceza veren Süleyman Büyükberber cemaatten yargılandığı için şu an cezaevinde. Direndiğimiz, mücadele ettiğimiz isimler değişir, hepsi birer araçlar. AKP'nin faşizmini sürdürmesi için araç. Biz ise faşizmle, ayrımcılıklarla YÖK'ün deyimiyle ‘onur ve şerefe aykırı’ hareket etmemek için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
 
‘Maksat itaat eden bir üniversite yaratmak’
 
Üniversite öğrencilerinin sık sık yurttan atma, soruşturma ve burs kesme gibi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirten Buse, “Maksat itaat eden bir üniversite yaratmak. Ancak gençlik dünyadaki değişimin ateşleyicisidir” dedi.