‘İlk adım sigarayı bırakmaya karar vermek olmalı’

  • 09:04 17 Ocak 2021
  • Sağlık
HABER MERKEZİ - Geçtiğimiz yılın salgın nedeniyle zor geçtiğini ama sağlığın önemini bizlere hatırlattığını ifade eden Doç. Dr. Güzin Zeren Öztürk, “Sigara içen bir bireyin, yeni ve sağlıklı bir hayata atılacak ilk adım olarak sigarayı bırakmaya karar vermesi çok yerinde olacaktır” diyor.
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünyada 1.1 milyar kişi sigara kullanıyor. 15 yaş üstü bireylerde sigara içme oranı dünyada yüzde 21.9 iken, 2019 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bu oran yüzde 31,4'tür. Türkiye sigara içimi yoğunluğu açısından dünyada 24. sırada yer alıyor. 2010-2019 yılları arası 15 yaş üstü sigara kullanan bireylerde artış söz konusu.
 
‘Sigara içmek Covid-19 hastalığının şiddetini artırıyor’
 
Yapılan çalışmalarda Covid-19 hastalığının şiddeti açısından sigara kullanımının etkili olduğunu belirten uzmanlar, Covid-19 tanısı almış, sigara içme öyküsü olan hastaların içmeyenlere göre ölüm hızının 14 kat fazla olduğunu vurguluyor. Uzmanların dikkat çektiği bir diğer önemli detay ise, Covid-19 salgını esnasında sigara içmek için maskelerin çıkarılması ve sigara dumanının üflenmesi dolaylı da olsa virüs bulaşını artırması.
 
Sigara içen sadece kendisine değil çevresindekilere de zarar veriyor
 
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Güzin Zeren Öztürk, sigara içimi ile oluşan sağlık açısından etkilenimin üçe ayrıldığını söylüyor. Güzin, bu üç etkilenimi şöyle özetliyor: “Birincil el etkilenim kişinin sigara içmesine bağlı oluşmakta iken, ikinci el etkilenim başkalarının içtikleri veya yanan tütün ürününden kaynaklanan dumanın solunması ile oluşmaktadır. İkincil el etkilenime maruz kalma durumuna ise pasif içicilik denir. Üçüncül etkilenim ise sigara dumanı kapalı bir ortamda içildiğinde yüzeyler tarafından emilmekte, tekrar havaya karışmakta ve kimi kimyasal değişikliklere maruz kalarak bireyleri etkilemesidir.” 
 
‘20’den fazla kanser türü için risk faktörü’
 
Sigara içiminin başta kalp ve solunum yolu hastalıkları olmak üzere 20'den fazla farklı kanser türünün oluşumu için risk faktörü olduğunu kaydeden Güzin şöyle devam ediyor: “Akciğer kanserinin yüzde 90'ı sigara nedeniyle meydana gelirken, ayrıca gırtlak kanseri, ağız boşluğu, yemek borusu, mide, kolon, pankreas, böbrek, mesane, meme ve rahim ağızı kanserlerinin oluşumunda da sigaranın etkin rolü bilinmektedir. İnsanlardaki bütün kanserlerin yaklaşık olarak üçte birinden sigara sorumlu tutulmaktadır. Her yıl 8 milyondan fazla insan sigara kullanımına bağlı nedenlerden ölmektedir. Pasif içicilik de sigara içen bireyde olduğu gibi olumsuz sağlık sonuçlarına da yol açarak yılda 1,2 milyon ölüme neden olmuştur. Dünya genelinde çocukların yüzde 40'ının pasif içiciliğe maruz kaldığı ve pasif içiciliğin çocuk ölümlerinin yüzde 28'inden sorumlu olduğu bildirilmiştir. Yani sigara içimi hem içen bireyi hem ailesini hem de çevresini sağlık açısından olumsuz etkilemektedir.”
 
‘Hem sağlığa hem cebe darbe’
 
Maddi açıdan bakıldığında ise günde bir paket sigara içen bir kişi 1 yılda 5 bin 500 TL'sini sigaraya harcadığını ifade eden Güzin, “Bu da asgari ücret ile çalışan bir bireyin yılda yaklaşık 2 ay sigara içebilmek için çalıştığını göstermektedir. Sağlık giderleri açısından bakıldığında ise devletin sağlık harcamalarının yüzde 9'u tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle gerçekleşmektedir. Yani her yıl sigara tüketiminin neden olduğu hastalıkların tedavisinde harcanan para yaklaşık 11 milyar dolardır” diye belirtiyor. 
 
‘Sigarayı bırak, sağlıklı bir hayata adımını at’
 
Covid-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılının zor geçtiğini ve sağlığın her şeyden önemli olduğu sonucuna varıldığını dile getiren Güzin, devamında şu sözleri kullanıyor: “2021 öncelikle hepimize sağlıklı günler getirsin. İnsanlar yeni yılı yeni başlangıçları için adım olarak görmekte ve bu dönemde maddi ve manevi pek çok konuda kendini motive edip plan yapmaktadır. Sigara içen bir bireyin, yeni ve sağlıklı bir hayata atılacak ilk adım olarak sigarayı bırakmaya karar vermesi çok yerinde olacaktır. Aslına bakılırsa sigara bırakmanın yaşı ve zamanı yoktur. Sigara içimi irade veya zayıflık kavramlarıyla ilişkisi olmayan bağımlılık kapsamında değerlendirilen ve tedavisi gereken bir durumdur. Asla geç ya da erken diye bir kavram kullanılamaz. Bu nedenle tedavi kişiseldir. Sigara içimini başlatan ve tetikleyen faktörlerin ayrıştırılması ve bu faktörlere müdahale edilmesi için bireyin ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir. Bırakma sonrası tekrar içmeye başlama bir başarısızlık olarak değerlendirilmemeli, kaynaklanan neden tespit edilerek ortadan kaldırılması için çeşitli yöntemler aranmalıdır.”
 
Güzin son olarak, “Unutulmamalıdır ki içim süresi uzadıkça zarar fazlalaştığı bilindiği gibi; bırakılmanın başlamasıyla vücutta da iyileşme başlamaktadır. Bu nedenle sigara bırakmak için zaman kaybetmeden bilgi ve yardım almak esastır” diyor.