Ankara Kadın Platformu: Boyun eğmeden mücadeleyi yükselteceğiz

  • 13:11 29 Mayıs 2020
  • Güncel

ANKARA - TJA ve Rosa Kadın Derneği’ne yapılan operasyon kapsamında biri ev hapsi olmak üzere dokuz kadının tutuklanmasına tepki gösteren Ankara Kadın Platformu, “Boyun eğmeden barış ve özgürlük mücadelesini yükselteceğiz” mesajı verdi.

Ankara Kadın Platformu, Diyarbakır’da Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri ve Rosa Kadın Derneği üyelerine dönük yapılan siyasi operasyon sonucu biri ev hapsi olmak üzere dokuz kadının tutuklanmasına ilişkin Mor Mekan’da basın açıklaması gerçekleştirerek, tutuklamalara tepki gösterdi.

“Kadın mücadelesi yargılanamaz” pankartının açıldığı eylemde açıklamayı platform üyesi Buse Üçer okudu.

‘Diyarbakır’da şiddete karşı çalışma yürüten tek kadın derneği’

Gözaltı operasyonunda Rosa Kadın Derneği’nin resmi evraklarına, dernek avukatlarına bile haber verilmeden el konulduğunu söyleyen Buse, şiddete maruz kalan kadınların korunması için alınan bilgi ve belgelerin baskın yapan ekiplerce riske atıldığını vurguladı. Buse, Rosa Kadın Derneği’nin Kanun Hükmünde Kararname’ler (KHK) ile kapatılan derneklerden sonra Diyarbakır’da kadına yönelik şiddetle mücadele eden ve şiddete karşı kadınlara destek çalışması yürüten tek açık kadın derneği olduğuna dikkat çekti.

‘Operasyonlarla kadınlar sindirilmeye çalışılıyor’

Kadın kurumları kapatılarak, gözaltı ve tutuklamalarla kadınların sindirilmeye çalışıldığını dile getiren Buse, bir kadın kurumunun kadınlarla dayanışmasının, kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele etmesinin suç sayıldığını kaydetti. Buse, “’8 Mart’ı tertiplemekteki amacınız nedir?’ diye sorularak kadınların 8 Mart’a katılımı suç sayılmıştır. 8 Mart’ı kriminalize etmeye çalışanlar bilmelidir ki, tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da kadınlar 8 Martlarda alanlarda olmaya devam edecektir” diye konuştu.

‘Kadınların örgütlenme hakkı suç olarak ele alınmakta’

Rosa ve TJA’nın kadın mücadelesi için yaptığı tüm açıklamaların illegalize ve kriminalize edildiğini ifade eden Buse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların bağımsız örgütlenme hakkı ve özgürlüğü bir suç olarak ele alınmakta, ifade özgürlüğü hakkının kadın özgürlüğünden yana kullanılması da suç haline gelmiş durumadır. Bugün arkadaşlarımızın gözaltına alınmaları ve tutuklanmalarıyla uluslararası hukuk ve devletler tarafından da güvence altında alınan örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarının kullanılması suça dönüştürülmüş olup, kadın mücadelesinin kadınların tutuklanmasının gerekçesi haline getirildiği görülmektedir.”

‘Boyun eğmeden barış ve özgürlük mücadelesini yükselteceğiz’

“İnatla ve kararlılıkla tekrar haykırıyoruz: Biz kadınlar asla ama asla haklarımızı korumaktan ve eşitsizliğe karşı mücadele etmekten vazgeçmiyoruz” diyen Buse, gözaltı ve tutuklanmalara yönelik itirazlarını bir kez daha yükselttiklerine dikkati çekti. “Barış, eşitlik ve özgürlük talebini boyun eğmeden en yüksek sesle dile getireceklerini” vurgulayan Buse, “Siyasetin erkekleşmesine karşı eşit temsiliyeti, eş başkanlığı kadın kazanımlarından biri olarak görüyoruz ve kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğimizi tekrar dile getiriyoruz! Her türlü erkek- devlet şiddetine ve saldırıya karşı alanlarda olacağımızı tekrarlıyoruz” dedi.

‘Çığırtkanları, çeteleri, katilleri sorgulayın’

Kadın mücadelesi yürütenlerin değil; şiddet, tecavüz ve taciz faillerinin sorgulanması gerektiğinin altını çizen Buse, “Barış isteyenleri değil, savaş çığırtkanlarını, çeteleri, katilleri sorgulayın. ‘Gülistan Doku nerede?’ diyenleri değil, Gülistanı kaybedenleri sorgulayın. Kadın mücadelesi yargılanamaz. Baskılarınız bizi yıldıramaz. Bir kez daha diyoruz ki kadınlar susmayacak, itaat etmeyecek.” İfadelerini kullandı.